Dijital Medya Platformu

Mikro kredinin büyük başarısı

0 236

Bin lira gibi ufak meblağlar ile dar gelirli kadınların iş kurmasına yardımcı olan mikro kredi uygulamaları, hayallerin gerçeğe dönüşmesini sağlıyor. Bu amaçla faaliyet gösteren Türkiye Grameen Mikrofinans Programı 1 yılda 50 bin dar gelirli kadına ulaştı. TİSVA Başkanı Aziz Akgül, “Geçen yıl 120 milyon liralık mikrokredi dağıttık” dedi.

Dünyada sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için yoksulluğun giderilmesi gerektiği konusunda görüş birliği bulunurken, bu doğrultuda istihdam piyasasının dengeye kavuşması ve kadının iş gücüne katılımının önemi de giderek artıyor. Dar gelirli kadınların küçük sermayelerle kendi işini kurmasını desteklemek için Türkiye Grameen Mikrofinans Programı ile son 16 yılda 200 bine yakın kadına 1 milyar lira civarında mikrokredi kullandırıldı. Aile fertleri dahil edilerek bakıldığında, mikrokredi imkanından yararlanan kişi sayısının yaklaşık 700 bin olduğu tahmin ediliyor.Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) bünyesinde yürütülen Türkiye Grameen Mikrofinans Programı’yla, finansal sıkıntının azaltılması ve Türkiye’de yoksulların küçük bir sermayeye ulaşmasını sağlamak amacıyla mikrokredi faaliyeti gerçekleştiriliyor.

YÜZDE 34’Ü TİCARETİ SEÇİYOR

Uygulama kapsamında dar gelirli kadınların aldığı mikrokredileri en çok ticari faaliyetler olarak değerlendirilen kozmetik, takı, temizlik ürünleri, havlu ve süs eşyalarının satışında değerlendirdiği görüldü. Bu kapsamda mikrokredilerin yüzde 34,4’ünü ticaret sektörüne yatırıldı. Diğer kullanım alanlarına bakıldığında, kadınların aldığı mikrokredileri yüzde 33,7’yle dikiş-nakışın yanı sıra şapka, patik, kazak, havlu ve yemeni yapımında, yüzde 20,1’le de terzi, aktar, bakkal, mantı dükkanı açarak işletme sahipliğinde değerlendirdiği dikkati çekti.

2020 HEDEFİ 200 MİLYON LİRA

TİSVA Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül: “Geçen yıl 50 bin dar gelirli kadına 120 milyon liralık mikrokredi dağıtımı yaptık. 2020 için mikrokredi dağıtımının 200 milyon liraya ulaşmasını öngörüyoruz” dedi. Akgül, Türkiye’de yoksulluğun azaltılmasında uygulanan ana stratejinin, hibe şeklindeki yardımlar olduğunu belirterek, bunların mutlaka istisnai hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Hibe yardımlarının, çalışamayacak durumda olan yaşlı, hasta ve engelli vatandaşlara yapılması gerektiğini vurgulayan Akgül, “Çalışabilecek durumdaki yoksullara ise hibe yardımlar yerine, onların kendi kendilerine gelir getirici faaliyetlerde bulunmaları teşvik edilmeli ve bu yönde desteklenmelidir” ifadesini kullandı.

Aziz Akgül, bu tarz bir girişime niyetlenen kadınlara yönelik şu bilgileri verdi: “2020 için mikrokredi dağıtımının 200 milyon liraya ulaşmasını öngörüyoruz. Teşvik belgelerindeki veriler çerçevesinde, Türkiye’de kişi başı yatırım maliyetleri dikkate alındığında yabancı sermaye marifetiyle 1 kişinin istihdamı için gerekli yatırım tutarı 928 bin lira, yerli sermaye marifetiyle 1 kişinin istihdamı için gerekli yatırım tutarı 385 bin lira iken, mikrokredi vasıtasıyla yoksulların kendi kendilerine gelir getirici bir faaliyette bulunabilmeleri ve mikrogirişimci olabilmeleri için ihtiyaç duyulan sermaye sadece bin liradır. Bu kapsamda hedeflediğimiz mikrokredi dağıtım tutarına ve yoksul kadın sayısına ulaşabilmek için ilave fon bulunması ve bağış desteği çok büyük önem arz ediyor. Yeterli finansman kaynağı bulunması durumunda, yaklaşık 3 milyondan fazla yoksul kadının mikrogirişimci yapılmasını hedefliyoruz.”

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku