Dijital Medya Platformu

SEKÜLER ANLAYIŞLAR VE UYGARLIKLARIN RUHU

0 3.183

           

[bs-quote quote=”Esasında bu uygarlık; en geniş anlamıyla ele alınacak olursa, değişik bir takım inançların, felsefî sistemlerin, doğal ve sosyal bilimlerin ve benzerlerinin karmakarışık bir bileşkesinden ibarettir. ” style=”default” align=”center” author_name=”Yusuf Metin Yardımcı” author_job=”Araştırmacı/Yazar” author_avatar=”https://kiratim.com/wp-content/uploads/2019/08/yusuf-metin-yardimci-profil.jpg”][/bs-quote]


                Bugün İslâm toplumlarının ve o toplumların oluşturucusu olan bireylerin karşı karşıya oldukları  türlü problemler vardır. Bunların ortaya çıkmaları yeni olmadığı gibi; mevcut olan bu son derece girift, tehlikeli ve kompleks sorunlar karışık olduğu gibi uğraştırıcıdır. Müslüman ferdin; kişilik ve benlik sahibi bir varlık olarak karşı karşıya kaldığı Batı menşeli materyalist ve kökten seküler bir anlayışa karşı takınabileceği tavır ise bu noktada önem arz etmektedir.

                Öyle bir tavırdır ki bu; karşısında genç ve dinamik bir uygarlığın çetrefilli ve saldırgan gücünü bulacaktır. O medeniyet ki, çok güçlü bir yayılma ve hegemonya kurma gücüne sahiptir. Sinsi, aldatıcı, yoldan çıkartıcı, insanı şehevî yönünün isteklerine itici, cezp edici, boyalı ve jelatinli kamuflajlarla albenisini arttırıcı büyük bir yapıdır.

                Esasında bu uygarlık; en geniş anlamıyla ele alınacak olursa, değişik bir takım inançların, felsefî sistemlerin, doğal ve sosyal bilimlerin ve benzerlerinin karmakarışık bir bileşkesinden ibarettir. YÜZYILLAR İÇERİSİNDE İNKİŞAF EDEN POZİTİF BİLİMLERİN VE TEKNİKLE DENEYİMİN SONUCU OLAN BİR SENTEZDİR. Bu sentezde; iyi ile kötü, doğru ile yanlış, zulüm ile adalet, yarar ile özgecilik el-hasılı ne varsa bir araya getirilmiş, yerkürede ne varsa her şeye tesir ettirilecek hale sokulmuştur.

                İslam ve Doğu toplumlarında var olan geleneksel, ananevî ve çoğu kez de vahyî  varlığın, birleştirici ve oluşturucu mevcudiyeti, o zaman bu yok edici terminatör uygarlığın karşısında ne yapacak, nasıl direnecektir? Yüzyılların zorlu, derin deneyim ve çabalarıyla meydana getirilmiş; mimari üslup, toplumsal değerler ve yargılar, ahlaki işlevler, medeni telakkiler,  dünyayı ve olayları yorumlayış ve hayat alanına aktarımlar bu belki de tarihin hiçbir döneminde görülmemiş saldırgan ve tüketici baskıya karşı nasıl bir savunma mekanizması geliştirecektir?

                Zira bu dönüştürücü ve devşirici Batı uygarlığının dinamik yapıları, farklı ve ürkütmeden çizdikleri  planlı ve epeyce de hesaplı  proğramların pratisyenliğini de yapıyorlar. Siyasi, ekonomik, kültürel, sosyal her türlü alanda etkilerini bir şekilde icra ediyorlar.

                İslâmın nehy ettiği içki, kumar,  sınırlarını aşmış ve eğlence diye sunulan tepişme, yiyip-içme ve tüketim yapılanmaları, yüksek kazanç  ve konformist bir hayat için meşru olmayan hallere bile meşruiyet kazandırma istem ve gayretleri; fert, toplum, şehir ve ülkeleri yıkacak en büyük olgulardandır.

                BİR MÜSLÜMANIN; AYNI ANDA, İYİ İLE KÖTÜNÜN, MÜSBET İLE MENFİLİĞİN YANINDA DURMASI DÜŞÜNÜLEMEZ. Memnu, zarar getirici ve ilahi vahyin olumsuz bakışına maruz kalmış eylemler; yarar getirici, zenginleştirici, yola çıkarıcı ve ilerletici olarak sunulamaz.  Bütün bu şeyler; gelişmenin, ilerlemenin, ekonomik ve sosyal terakkinin ana motivasyon unsurları olarak gösterilemez.  Vesvese veren, kalpleri eğrilten varlıkların özel olarak verdiği impuslar, şaşmaz birer bilgi ve kurtuluş kaynağı olarak takdim edilemez. Homoseksüellerin modern sanat adına yapmaya çalıştıkları her türlü faaliyetlerinden, kurtuluş reçeteleri çıkarılamaz.

                De ki: “Rabbim yalnızca çirkin-hayasızlıkları -onlardan açıkta olanlarını ve gizli olanlarını,- günah işlemeyi ……..  haram kılmıştır.” (Araf:33)

         Müslüman bir kişi yaşadığı hayatı, “vahyî bir idrak” ile analiz etmeye çaba sarf eder. Bir başka söyleyiş ile vahiy kültürü; kendine özgün bir şekilde yaşamayı da temin etmeye yönelten bir özelliktedir. Bunu dışlarsanız, vahyin sistematik yapısına aykırı bir konuma düşerseniz yapacağınız tek şey şudur: VAHYİ ARTIK KENDİNİZ BELİRLİYOR, ONU KONTROL ALTINA ALIYORSUNUZ. Bu perspektiften bakıldığı zamanda günümüzde kimi Müslümanların yaptığı gibi; kendi anlayış ve zanlarının, kültürel yapılanmalarının, vahyi belirlediği bir vasat oluşur. Vahiy artık belirleyici olmaktan çıkınca, belirlenen olmuştur.

         Artık akıl, bilim, deney, düşünme her şeye yön verir olmuştur. Semâvî ve ona ilişkin olarak her türlü etik ve kozmik düşünce dışlanmış, anti modern, geriletici, en azından statik duruma düşürücü olarak algılatılır olmuştur.

         Batı’dan gelerek İslâm dünyasında yaygınlaşmış  bulunan, profan (din dışı) ve seküler (dünyevî) anlayışa göre bilim; din de dahil olmak üzere her şeyi tayin eder. Her şey hakkında hüküm verir 

         Sekülerizm’in etik ile ilgili ilişkisinde esas olan; dini ve ilahi temeller yerine pozitif, bilimsel ve rasyonel temellerdir.

Öyle bir zihniyettir ki bu; DİNİ BİÇİMDE ALGILANABİLECEK ÇEŞİTLİ MÜESSESE, KONU VE KAVRAMLARA DİNİ OLMAYAN, BUNLARLA DİNİ AYIRAN BİR BAĞLAMDA YAKLAŞIR. HER ŞEYİ BİR BİRİNE KARIŞTIRIP İÇİNDEN ÇIKILAMAZ DURUMA GETİRDİĞİ DE OLUR. Yer yüzünde var olan değişik din ve tüm spiritüel inançlara bulaşacak kadar da genişleme gösterir.

                İslâmda ise esas olan; ahlaki kuralların fıtrata uygunluğudur.

                Seküler anlayışın temel paradigmalarından biri de; başarı için her şeyin mübah olduğu savıdır. Mücadele bunun için yapılmalıdır. Emperyal süper güçlerin, İslâm toplumlarını dejenere etmede kullandıkları en büyük silahlardan biri de budur. Kendi arzuları istikametinde dönüşmek ve dönüştürmek için, temeli vahyi esaslara dayanan ahlakî prensipleri deforme edip-parçalamak… Bu bakımdan özellikle zamanımızda binlerce projeye sarf ettikleri paranın haddi hesabı olmasa gerektir.

                Üretici  akıl ve düşünceye dayanan güçlü bir inançla bunlara karşı koymak ise; varlığımızı müdafaa etmenin temel dinamiğidir.

 

 

               

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku