Dijital Medya Platformu

HAK EDİYOR MUYUZ?

0 23

Bizim kötü bir huyumuz var:

Emin Batur Araştırmacı/Yazar

Bizim kötü bir huyumuz var:
Hak etmediğimiz şeyleri talep ediyoruz. Böyle olunca da huzursuzluk azalacağına artıyor.

AİLE-İŞ-SİYASET
Bu huyumuzu her yerde izhar etmekten(açığa vurmaktan) çekinmez, mırıltılarımız haddini aşınca da masaya yumruğumuzu vurur bir çuval inciri berbat ederiz.
Bundan dolayı
Maalesef birçok aile çatırdıyor, yılların emeği ile kurulan işler bozulabiliyor.

Bu huyumuzun bir de siyaset boyutu var ki,
Onun tahribatı çok daha fazla…
Tepemiz attı mı ümmet olarak bir asırdır yaşadığımız çile ve sıkıntıları bir anda unutur, yapılanları görmez, muhaliflerden daha çok muhalefet ederek,
Tabir caizse kendi ayağımıza sıkarız.

SULTAN ABDÜLHAMİD VE TAYYİP BEY
Sultan 2. Abdülhamid’in muhalifi çoktu
Ancak
Bizi en çok üzen o yıllardaki İslamcıların da ona muhalif olması ve çok sert bir şekilde tenkit etmesidir.
Hâlbuki
O koca Sultan yıkıldıktan sonra
En çok zararı ona en sert muhalefeti yapanlar gördü.
Mesela
M. Akif Ersoy… Sıkı bir Abdülhamid muhalifiydi. Hatta muhalefetten öte Abdülhamid ’ten nefret ederdi.
Sonra ne oldu?
Mısır’a kaçmasa,ya büyük bir zilletle şapkayı kafasına geçirip dolaşacak
Veya
En hafifi ile zindanlarda çürüyecekti.

Darağaçlarında sallanan
İttihatçı ve diğer muhaliflerin akıbetine hiç girmiyorum.
Malum şeyler…

SİYASET
Şimdi asıl anlatmak istediğim şeye gelmek istiyorum.
Değerli gönüldaşlarım şunu bir türlü anlamak istemiyorlar.
Biz,
Bu ülkede sayı olarak çoğunluğuz
Ama
Diğer tüm parametrelerde maalesef hala azınlıktayız.

NEDİR O PARAMETRELER?
– Her şeyden önce ülkenin sermayesi çoğunluk olan bizlerin değil, çok küçük bir azınlığın elinde… Ve bu küçük azınlık istedikleri zaman piyasanın kodları ile oynayarak kriz çıkartabiliyorlar. Ağustos 2018 krizi buna küçük bir örnektir.
– E hani biz çoğunluktuk! Milletvekillerimiz var, bakanlarımız var, cumhurbaşkanı vs. her şey bizde iken ve de MHP’de bizi destekliyor iken nasıl olur da küçük bir azınlık bu ülkenin kodları ile oynayabiliyor?
– Bunun cevabı çok uzun…
Ama
Meselenin kısmen anlaşılması için
Mevzuyu küçük bir örnekle anlatayım:

Türkiye’nin toplam faiz gelirleri 55 milyar $ ‘ın üzerinde.
Bunun 5 milyar $ faizi yaklaşık 1,5 milyon mudiye gidiyor.
Diğer 5 milyar $
Faizle iştigal eden
Ülke nüfusunun geri kalan kısmı alırken
45 milyar $
Çok çok küçük bir azınlık olan 20-30 aile arasında bölüşülüyor.
Yani bu kadar büyük bir faiz geliri
Milletin sırtından
Büyük sermaye sahibi bu 20-30 ailenin bankalarına akıyor.
(Zamanında Erbakan Hocamızın kurduğu ‘Havuz Sistemi’ ile bu faizin bir kısmının bankalarına akışı durduğu için nasıl çıldırmışlardı bir hatırlayın…)


MERKEZ BANKASI
Bundan dolayıdır ki,
Cumhurbaşkanımızın tüm ısrarlarına rağmen %24 ün üzerinde seyreden faizden 1 puan indirim talebi bileMerkez Bankası tarafından bir türlü kabul görmüyordu.
Sebep olarak;
Faiz indirimi yapılması durumunda
Doların başını alıp gideceğini
Binaenaleyh
Doların ancak 15-20 liralar seviyesinde durdurabileceklerini
Bunun da 2001 yılındaki kaosa benzer bir krize sebep olacağı öne sürülerek Merkez Bankası başkanları faiz indirimine yanaşmıyorlardı.
Ta ki,

“MALUM AİLELERİN BANKALARINA AKACAK FAİZ GELİRİ AZALACAK!..” DİYECEK DEĞİLLER YA…
Ta ki,
Cumhurbaşkanımız geçen yıl meseleye el koyuncaya kadar.
– Cumhurbaşkanımızın Merkez Bankası başkanını ta başından beri değiştirme gücü yok muydu?
– Değiştirme gücü vardı ama ona iş yaptırma gücü yoktu. Yakın zamana kadar onlara söz geçiremiyordu.
– ???
– “Nasıl olur?” deme… Merkez Bankasında işler hala tam olarak tamamlanmış değil.
– !!!???
– Evet, henüz tamamlanmış değil.

AZINLIKTA OLDUĞUMUZ DİĞER ALANLAR
Yazı uzamasın diye diğer parametrelerin bir kısmını sadece başlık olarak arz ediyorum:
– Bürokrasi
– Sanat-kültür-sinema-sosyal medya
– Üniversiteler
– Baro, Mimar, Mühendis, Mali Müşavir Muhasebe, Tabipler Odası vb. meslek odaları
– Sendikalar
– Ordunun orta ve alt kademeleri
– Yargının orta ve alt kademeleri
– Dış işleri üst orta ve alt kademeleri (Bakanımız M. Çavuşoğlu ve çevresindeki bir avuç değerli çalışma arkadaşları hariç)
– Milli eğitim…
Bu listeyi uzatmak mümkün
Ancak bu kadarı bile maksadımızı anlatmaya yeterli olur sanırım.
Hal böyle olunca
Hükumetten çok şey beklemek temenniden öteye gitmez.
Bana göre
Bu kadar muhalif güç odağına rağmen
Hükumet çok şeyi başarmış ve başarılı çalışmaları hala devam ediyor.

KAVGA BÜYÜK
Bu arada
Hükumet sadece iç meselelerle uğraşmıyor.
Tarihten gelen misyonumuz ve bulunduğumuz coğrafya gereği yüklendiğimiz görevler var.
Hükumet bu görevleri de başarı ile yürütüyor.

Malum
Şu anda ümmet olarak var olma ile yok olma arasındaki bir vetireden(süreçten) geçiyoruz.
İslam ülkelerinin büyük çoğunluğu işgal altında…
Ve bu işgal,
Emperyalistler tarafından daha çok derinleştirilip yoğun bir hale getirilmek isteniyor.
Bugün
Buişgale direnen tek ülke
Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye’dir.
Cumhurbaşkanımıza sahip çıkmasak
Sultan Abdülhamid’e sahip çıkmayan İslamcıların başına ne geldiyse bizim de başımıza gelme durumu var.

KIRILGAN OLMANIN ZAMANI DEĞİL
Ümmet adına kavga verilirken,
Suriye’de, Irak’ta, Libya’da sıcak savaşın,
Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de ise soğuk savaşın içinde iken,
“Seçmen kırgın, seçmen küskün” gibi ifadelerle negatif enerji yaymanın zamanı değil.
Elbette yapılan hatalar yanlışlıklar eksiklikler var..ve bu eksiklikler var olmaya devam edecek. Dünyada mükemmel bir ülke mi var?
Kaldı ki,
Yapılan birçok hayırlı iş
Kamuoyu tarafından yeterince bilinip takdir edilmiyor.
Çünkü muhalifler
Yapılan başarılı hizmetleri ustaca gölgeleyerek görünmez hale getirebiliyorlar.
Gönüldaşlarımız enerjilerini
Bu hizmetlerin görünmesi için harcasa, daha hayırlı bir iş yapmış olmaz mı?

CAN ATAKLI
Hâlbuki karşı taraf ne yapıyor?
Birbirine kenetlenmiş, kendi adamlarına tek laf ettirmiyorlar.
Can Ataklı
İBB Başkanını hafif yollu tenkit etti diye adama yüz kere özür dilettiler.
Peki, söylediği şeyler yanlış mıydı?
Hayır!
Şu İstanbul’un haline bakın!
Bir yılda ne hale geldi.
Haliç çamur deryasına döndü,
Küçükçekmece gölünde kirlilikten balıklar kıyıya vuruyor,
Riva deresi zehir…
Diğer dönen bir sürü dolaplar da cabası.
Buna rağmen laf söyletmiyorlar.
Sadece Can Ataklı değil
Muhalefet cenahından bu yanlışları söyleyecek
Başka birini görebilir misiniz?

TEK DOĞRUCU DAVUT BİZ MİYİZ?
Göremezsiniz!
Yani
Kendi yöneticileri birebir sorumlu oldukları yanlışları bile(temel atma ma töreninden sonra Haliç’in kirlenmesi gibi..) söylemekten kaçınırken,
Biz küresel bir salgından (koronavirüs) ötürü aksayan işlerden hükumeti sorumlu tutuyoruz.
Dikkat edilirse
Muhalifler tek bir hedefe kilitlenmiş:
O da Cumhurbaşkanımızı yıpratıp devirmek.
Ve maalesef biz de bunların çıkarmaya çalıştığı yangına bazen farkında olmadan benzin taşıyoruz.
Dikkatli olmazsak
Çıkacak bir kaosta tüm kazançlarımızı kaybetme riski ile karşı karşıya kalabiliriz.

Yukarıda saydığım
Ülkemizin güç odaklarını teşkil eden parametrelerde azınlık olmamıza rağmen ülke ve ümmet adına kazançlarımızı azımsamayalım..tenkit etmeyi bırakıp destek olalım ki, yapılan hizmetlerin arkası gelsin.


01.07.2020
Emin Batur

Yorumlar

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku