Dijital Medya Platformu

Türkiye’de Yukarı Fırat Cezîresi’ndeki Arap Kabîleleri (4)

0 2.420

Araştırmanın konusu ise; “Türkiye'deki yukarı Fırat Cezîre’si (Adası) şehirleri” üzerinde olacaktır.

Yusuf Metin Yardımcı Araştırmacı/Yazar

Hüseyin Bekir Alî

Çeviri: Yusuf Metin YARDIMCI

            Mârdîn, [22] Diyâr-ı Bekir (Âmid), [23] Meyyâfârikîn, [24] Rakka, [25] er-Rehâ [26] Ve başka bir çok şehir ve kasabalar vardır. Kalkaşendî, Fırat Cezîresi’nin sınırlarından bahsederek şöyle diyor:           
            Ada’nın güneybatı hudûdu, Rûm beldeleri ve Fırat nehri ile çevrilidir. Fırat ile birlikte güneybatı sınırı Malatya’ya kadar uzanıyor. [27] Sumeysat, [28] Rûm Kalesi’ne, Beyr’e, Menbec‘e, Sinn’e, Rakkâ‘ya, Karkîbâ‘ya, er-Rehba‘ya, Hît‘e, Anbâr‘a.. Sonra Fırat ırmağı Cezîre sınırı Anbâr’dan çıkarak; Tikrît, Dicle nehri üzerindeki Bâlis ve Hadîse’ye kadar ulaşır.
            Mevsıl‘a, sonra Mevsıl sınırından da çıkarak, İbn Umar Cezîresi’ne ve Âmid‘e kavuşur.

            Daha sonra bu sınır Âmid‘i aştıktan sonra batıya doğru ilerleyerek,  Ermenistan ve Roma ülkesinin hudutlarına, oradan da Malatya’da Yukarı Fırat havzasına kadar gider.

            Bu bazen Ermeni, bazen Cezîre’nin batısında Rûm, bazen de Şâm diyârı olmakla beraber güneydeki çöllerdir. [29]

            Fırat Cezîre’si; “YUKARI” ve “AŞAĞI” bölümlere ayrılmıştır ve en önemli şehirleri içine alır.           
            a)-Yukarısındaki yerler: Rakka, Re’sulayn, Harrân, er-Rehâ, Mardîn, Meyyâfârikîn, Âmid, Nusaybîn, Mevsıl, Sıncâr, Cezîret-u İbn Umar.           
            b)-Aşağısındaki şehirler şunlardır: er-Ramâdî, Hilla, Tikrît, Hît  ve diğer şehirler.           
            Araştırmanın konusu ise; “Türkiye’deki yukarı Fırat Cezîre’si (Adası) şehirleri” üzerinde olacaktır.           
            İbn Havkal el-Cezîre’yi tarif ederek şöyle diyor:           
            “el-Cezîre mıntıkası; mertebesi yüce, kendisi şöhretli, içinde oturanları ile  onurludur. O bir kahramanlık ma’denidir. Erkeklerin (yiğit) esas yurdudur. (asîl) Atların kaynağıdır.” [30]            
            Bazıları Fırat Cezîresini “Ekûr= أقور” veya “Esûr= أثور olarak adlandırıyor ancak bu ismin İslâm’dan önce Arap olmayanlar tarafından kullanıldığı anlaşılıyor. Buna delîl olarak da çoğu Seyyâh ve Tarihçilerin bu ismi kullanmadığı gösterilir.           
            Ancak “Ahsenu’t-Tekâsimî fî Ma’rifeti’l Ekâlîm” adlı kitabında; el-Cezîre Bölgesi hakkında söz sahibi olan Makdisî’nin, “Ekûr Bölgesi=  إقليم أقور ” ifâdesi hususu bundan hariç tutulur. [31] Yâkût el-Hamevî “Mu’cemu’l Buldân” adlı eserinde “Ekûr= أقور” sözcüğünden bahsederek; “küreye (çekirdek, küre) benzeyen el-Cezîre’ye ıtlak olunan “kûre=كورة”den gelen bir ifâdedir” der. (كورة= Küçük kasaba ve köylere de verilen ad. Y.M.Y.) [32]

……………………….  

[22]  “Mardin kalesi; Cezîre dağının zirvesinde olan meşhur bir kaledir. Duneysır (Kızıltepe), Dârâ, ve Nusaybin yerleşkeleri üzerine hakim ve onlara nâzır bir yerdir. Ucu-bucağı bulunmayan, geniş bir mekana sahiptir.

                    Mardin kalesinin ön tarafında büyük bir hayvan ağılı, çokça çarşı, hanlar, medreseler, ribâtlar ve hankâhlar bulunuyor. Etrafında dolaşılınca; aralar, yollar, biri diğerinin üstünde evler vardır. Evlerin arasında bulunan her dar geçit, az altında yer alan bir başkasına kavuşuyor. Damlar; diğer evlerin görüşünü kapatmaya engel teşkil etmeyecek bir haldeler.

                Orada suyu az miktarda akan kaynaklar vardır. İçecek suları, büyük sarnıçlardan sağlanıyor. Şunda da hiç şüphe yok ki; YER YÜZÜNDE HİÇBİR KALE, MARDİN KALESİNDEN DAHA GÜZEL, DAHA SAĞLAM VE MUHKEM DEĞİLDİR.”

El-Bağdâdî, Safiyuddîn Abdi’lmu’min ibn Abdilhak (739/1339), Merâsıd’ıl Ittılâî Alâ esmâî’l Emkine Ve’l Bikâ’, Tahkîk: Alî Muhammed el-Bicâvî, Dâr el-Cîl, Beyrût, 1t, 1412/1992, cilt 3, s.1219. Yâkût el-Hamevî, Mu’ceme’l-Buldân, cilt 5, s.39
[23] Âmid: Diyâr-ı Bekir şehirlerinin en büyüğüdür. O sebepten güçlü/kudretlidir, şöhretiyle anılır. Âmid, kadîm (antik) bir ülkedir. Dicle Nehri üzerinde bir hilal gibi etrafı  siyah taşlarla inşa edilmiş, güçlü bir kaledir. Aynı kaynak, c2, s.56. İbn Havkal, Sûretu’l-Arz, s.201. Bugün Türkiye’nin G. Doğusundaki Diyarbakır ilidir.
[24] Meyyâfârikîn (ميَّافارقين): Diyâr-ı Bekr (ديار بكر) (Diyarbakır)’in en ünlü şehri. Meyyâfârikîn isminin anlamı;  (Meyyâ= مَيّا): Vadilerin adı. (İki fark= فارقين): Bir kadının kızının adıdır. Sanki farklı vadiler söylüyorlar. İbn Şeddâd, el-İ’lâku’l Hatîra, C3, k1, s.260. Bugün Türkiye’de bulunuyor ve Silvan olarak adlandırılıyor.
 [25] Rakka: Fırat üzerinde Harran ile birkaç günlük mesâfede ünlü bir şehir. Cezîre bölgesinin doğu Fırat kısmındadır. Yâkût el-Hamevî, Mu’cem el-Buldân, Cilt 3, s.59
[26] er-Rehâ: Mevsıl ve Şâm arasındaki el-Cezîre’de bir şehir. Aralarında altı fersâh var. Adını şehri kuran kişi olan er-Rehâi b. el-Bulendî İbn Mâlik b. Da’r isminden aldı. Aynı kaynak, c3, s.106. Sonraları Osmanlı zamanında Urfa olarak adlandırıldı.
[27] Rûm ülkesinde ünlü bir yerdir. Şâm mıntıkalarına dayanır. Müslümanlar için serhattir. Aynı kaynak, cilt 5, s. 192
[28] Sumeysât: Batı Fırat Nehri’nin sahilinde, Rûm Diyarı’nın ucunda bir şehir. Aynı kaynak, c3, s.258
[29] el-Kalkaşendî, Ebû’l-Abbâs Şihâbuddîn Ahmed b. Ali b. Ahmed (821/1418), Subhu’l E’şâ fî Sınâati’l İnşâ, Dâre’l Kütübi’l Mısrıyye, Kâhire: 1340/1922, Cilt 4, 2. makâle, s.334
[30] İbn-i Havkal, Sûretu’l Arz, a.191
[31] el-Makdisî, Şemseddîn Ebû Abdillâh Muhammed (380/990), Ahsenu’t-Tekâsimî fî Ma’rifeti’l Ekâlîm, Medînetu Lîden (Leiden Şehri)
[32] Yâkût el-Hamevî, Mu’cem el-Buldân, c1, s.92

 

 

Yorumlar

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku