Burak Orman
Köşe Yazarı
Burak Orman
 

Mardin'in Tarım Vizyonu

Malumunuz olduğu üzere 2019 yılında ortaya çıkan Covid-19 pandemi dönemi öncesi günümüz dünyası uzay çağı, yazılım, blockchain, otonom robotlar ve yapay zeka gibi  konulara  odaklanmışken bütün dünyayı ters köşeye yatıran, dünyanın çok kötü bir sınav verdiği pandemi dönemi yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Pandemi global olarak tedarik zincirini etkiledi. Amerika gibi en gelişmiş ülkeler bile pandemi döneminde  en kötü sınavını verdi. Pandemi sırasında ve pandemi sonrasında aslında en az yukarıda bahsettiğimiz konular kadar önemli olan gıdanın da değeri anlaşıldı. Dünya ülkeleri tarım  politikalarını tekrardan gözden geçirdi ve her ülke üretimini en az kendisine yetecek kadar gıda üretmeye ve tarım politikalarını bu şekilde şekillendirmeye yönelik politikalar üreterek, tarımın önemini bir kez daha anladı. Çünkü insanoğlu en temel gereksinimi olan gıdaya erişemez ve aç kalırsa yukarıda bahsettiğimiz teknolojik gelişmelerin hiçbir önemi kalmayacaktı. Bu konuyu ülkemiz ve Mardin özelinde ele alacak olursak : Kadim kentimiz Mardin her ne kadar  turizm kenti olarak lanse edilse de insanlık tarihinin ilk olarak tarıma başladığı Mezopotamya ovasının verimli tarım arazileri üzerinde kurulmuş olup bu nedenle potansiyeli çok yüksek olan bir tarım kentidir. Tarım alanında en verimli topraklara sahip olan Mezopotamya ovası verim olarak çok düşük kalıyor. Bu toprakların çoğu suya kavuşamadığından, tarımsal girdilerin yüksek olmasından, destek alamamasından ve özellikle TEDAŞ ile yaşanan sorunlardan dolayı birçok arazi atıl durumda bırakılıyor ve bu sorunlardan kaynaklı üretim tam kapasiteli yapılamıyor. Bölge çiftçileri ile bir konuşan bin ah işitiyor. Çiftçiler üretim için destekten çok köstek gördükleri söylüyor. Bölge çiftçisi, bahsi geçen sorunlarına bir türlü çözüm bulunamamasından yakınıyor. Bu sorunlar hiçbir zaman gündem haline getirilmemiş ve bölge çiftçisi her zaman olduğu gibi bu konuda kendi haline bırakılmıştır. Birçok çiftçi yaşanan sorunlardan dolayı arazisini atıl bırakıp başka bir sektöre yönelmiş yada arazisini satarak batıya göç etmek zorunda kalmıştır. Mardin'i gerçek bir  tarım kenti yapmak, ulusal ve uluslararası üretim üssü ve AR-GE merkezi haline getirmek için doğru politikalar izleyerek bölgeyi cazibe merkezi haline getirmek en önemli hedeflerimiz arasında olmalıdır. Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesinde Ziraat Mühendisliği Fakültesi ve Ziraat Fakültesi çatısı altında kurulacak olan AR-GE ve inovasyon merkezi kurarak, şehrimizi bölgede tarım alanında bir AR-GE merkezi haline getirip ulusal ve uluslararası çalışmaları dahilinde nitelikli elemanlar ile dünyaya hitap edecek inovatif ve katma değerli ürünler üretilebilir. Bölgemizde gerekli çalışmaların ve altyapının oluşturulması durumunda AR-GE ve ÜR-GE çalışmalarına olanak sağlayacak geniş ölçekli saha çalışma alanına sahiptir. Günümüz dünyasında gıdanın önemi her geçen gün artmaktadır. Bölgemiz özelinde ülkemizde bu tarz çalışmalara başlanması halinde hem kendine yetecek kaynaklara sahip bir ülke hem de  komşu ülkelerden başlanarak tüm dünyaya inovatif tarım ürünleri ve tarım hammaddeleri ihraç edecek bir ülke seviyesine gelebilir. Eğer gelecekte gıdada kendine yetecek ve tarımda söz sahibi olabilecek bir ülke haline gelmek istiyorsak, bölgemize  acil bir şekilde tarımda yapısal reformlar uygulanmalı, yeni bir vizyon ile yatırım yapılmalı ve bölgemizi tarım cazibe merkezi haline getirilmelidir.  
Ekleme Tarihi: 08 Ağustos 2022 - Pazartesi

Mardin'in Tarım Vizyonu

Malumunuz olduğu üzere 2019 yılında ortaya çıkan Covid-19 pandemi dönemi öncesi günümüz dünyası uzay çağı, yazılım, blockchain, otonom robotlar ve yapay zeka gibi  konulara  odaklanmışken bütün dünyayı ters köşeye yatıran, dünyanın çok kötü bir sınav verdiği pandemi dönemi yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor.

Pandemi global olarak tedarik zincirini etkiledi. Amerika gibi en gelişmiş ülkeler bile pandemi döneminde  en kötü sınavını verdi. Pandemi sırasında ve pandemi sonrasında aslında en az yukarıda bahsettiğimiz konular kadar önemli olan gıdanın da değeri anlaşıldı. Dünya ülkeleri tarım  politikalarını tekrardan gözden geçirdi ve her ülke üretimini en az kendisine yetecek kadar gıda üretmeye ve tarım politikalarını bu şekilde şekillendirmeye yönelik politikalar üreterek, tarımın önemini bir kez daha anladı. Çünkü insanoğlu en temel gereksinimi olan gıdaya erişemez ve aç kalırsa yukarıda bahsettiğimiz teknolojik gelişmelerin hiçbir önemi kalmayacaktı.

Bu konuyu ülkemiz ve Mardin özelinde ele alacak olursak :

Kadim kentimiz Mardin her ne kadar  turizm kenti olarak lanse edilse de insanlık tarihinin ilk olarak tarıma başladığı Mezopotamya ovasının verimli tarım arazileri üzerinde kurulmuş olup bu nedenle potansiyeli çok yüksek olan bir tarım kentidir.

Tarım alanında en verimli topraklara sahip olan Mezopotamya ovası verim olarak çok düşük kalıyor. Bu toprakların çoğu suya kavuşamadığından, tarımsal girdilerin yüksek olmasından, destek alamamasından ve özellikle TEDAŞ ile yaşanan sorunlardan dolayı birçok arazi atıl durumda bırakılıyor ve bu sorunlardan kaynaklı üretim tam kapasiteli yapılamıyor. Bölge çiftçileri ile bir konuşan bin ah işitiyor. Çiftçiler üretim için destekten çok köstek gördükleri söylüyor.

Bölge çiftçisi, bahsi geçen sorunlarına bir türlü çözüm bulunamamasından yakınıyor. Bu sorunlar hiçbir zaman gündem haline getirilmemiş ve bölge çiftçisi her zaman olduğu gibi bu konuda kendi haline bırakılmıştır. Birçok çiftçi yaşanan sorunlardan dolayı arazisini atıl bırakıp başka bir sektöre yönelmiş yada arazisini satarak batıya göç etmek zorunda kalmıştır.

Mardin'i gerçek bir  tarım kenti yapmak, ulusal ve uluslararası üretim üssü ve AR-GE merkezi haline getirmek için doğru politikalar izleyerek bölgeyi cazibe merkezi haline getirmek en önemli hedeflerimiz arasında olmalıdır.

Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesinde Ziraat Mühendisliği Fakültesi ve Ziraat Fakültesi çatısı altında kurulacak olan AR-GE ve inovasyon merkezi kurarak, şehrimizi bölgede tarım alanında bir AR-GE merkezi haline getirip ulusal ve uluslararası çalışmaları dahilinde nitelikli elemanlar ile dünyaya hitap edecek inovatif ve katma değerli ürünler üretilebilir.

Bölgemizde gerekli çalışmaların ve altyapının oluşturulması durumunda AR-GE ve ÜR-GE çalışmalarına olanak sağlayacak geniş ölçekli saha çalışma alanına sahiptir. Günümüz dünyasında gıdanın önemi her geçen gün artmaktadır. Bölgemiz özelinde ülkemizde bu tarz çalışmalara başlanması halinde hem kendine yetecek kaynaklara sahip bir ülke hem de  komşu ülkelerden başlanarak tüm dünyaya inovatif tarım ürünleri ve tarım hammaddeleri ihraç edecek bir ülke seviyesine gelebilir.

Eğer gelecekte gıdada kendine yetecek ve tarımda söz sahibi olabilecek bir ülke haline gelmek istiyorsak, bölgemize  acil bir şekilde tarımda yapısal reformlar uygulanmalı, yeni bir vizyon ile yatırım yapılmalı ve bölgemizi tarım cazibe merkezi haline getirilmelidir.

 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.