ŞEYTANLARIN DÜRTÜKLEMESİ

KIR'ATIM GÜNCEL HABERLER (KIRATIM HABER) - KIR'ATIM GAZETESİ | 23.01.2026 - 12:48, Güncelleme: 23.01.2026 - 12:48
 

ŞEYTANLARIN DÜRTÜKLEMESİ

“De ki: RABBİM, Şeytanların Fısıldayıp Dürtüklemelerinden Sana Sığınırım!
Ve Sığınırım Sana RABBİM, Onların Yanımda Bulunmalarından!” (MÜ’MİNÛN: 97-98) & TEFSİR           (De ki: RABBİM, Şeytanların Fısıldayıp Dürtüklemelerinden Sana Sığınırım! / ve Sığınırım Sana RABBİM, Onların Yanımda Bulunmalarından! / وَقُلْ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ * وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ)   {Yüce ALLÂH, Peygamberine (S.A.S.) kötülüğü daha iyisiyle savuşturmasını emrettiğinde şöyle buyurmuştur:   “.. Biz, Onların Seni Nitelendirdiklerini En İyi Bileniz. / نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ” [MÜ’MİNÛN: 96]   Ayette geçen bu ifade, kendisiyle İNSAN ŞEYTANLARI arasında olan şeye işaret etmektedir; dolayısıyla şöyle buyurmuştur:   “Kötülüğü, En Güzel Olanla Defet ../ ادْفَعْ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ السَّيِّئَةَ” [MÜ’MİNÛN: 96. Âyetin başı] Yani: Eğer biri sana haksızlık yaparsa, onun kötülüğünü iyi olanla savuştur!   Savuştur ki, Müteâl olan ALLÂH bu kişiyi doğru yola iletsin, yaptıklarını gözden geçirsin, zalim olduğunu anlasın ve senin üzerinde bulunduğun hakikate dönsün.   Fakat bu mesele belli bir ölçüye kadar geçerlidir. Eğer mesele daha da büyürse, ALLÂH Peygamberimize (S.A.S.) ALLÂH'ın düşmanlarıyla cihat etmesini emretmiştir.           O, hikmet ve güzel öğütle Rabbinin yoluna çağırır. Eğer karşılık verirlerse, ne âlâ! Fakat karşılık vermez, yüz çevirme, inkâr etme, söylediklerini reddetme ve onunla alay etmeye devam ederlerse, işte o zaman savaşması emredilmiştir.           O'nun “Kötülüğü, En Güzel Olanla Defet/Savuştur /ادْفَعْ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ” [MÜ’MİNÛN: 96. Âyetin başı] sözü, ‘DAHA İYİ OLANIN’ ve ‘İYİ OLANIN’ var olduğunu gösterir. ALLÂH, "Kötülüğü İyilikle Savuştur!" demedi, aksine " Kötülüğü, EN İYİ/Güzel Olanla Defet/Savuştur!" dedi. ‘İYİ’ olan ve ondan ‘DAHA İYİ’ olan şeyler vardır. Bu yüzden kötülüğü, EN İYİ ve EN GÜZEL şeylerle savuşturmayı hedefle ki; bu insanların kalplerini etkileyip sana karşılık vermesini sağlasın.  ALLÂH şöyle buyurur:           “.. Biz, Onların Seni Nitelendirdiklerini En İyi Bileniz. / نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ” [MÜ’MİNÛN: 96] Yani, ‘ey Muhammed, senin hakkında ne yalan söylediklerini ve ALLÂH'a nasıl ortak koştuklarını en iyi biz biliriz.’   Cenabı Hak; (De ki: RABBİM, Şeytanların Fısıldayıp Dürtüklemelerinden Sana Sığınırım! / ve Sığınırım Sana RABBİM, Onların Yanımda Bulunmalarından!) [MÜ’MİNÛN: 97-98] der.   Bir insan ÖFKELENDİĞİNDE, Şeytan ona zarar vermek amacıyla yanına sokulup fısıldayarak, karşılık vermesi için onu kışkırtabilir. Bunun üzerine ALLÂH, Peygamberine şöyle VAHYETTİ:           (De ki: RABBİM, Şeytanların Fısıldayıp Dürtüklemelerinden Sana Sığınırım! / وَقُلْ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ) Dolayısıyla, bir kimse kendisine kötü davranan biri tarafından sıkıntıya düşürülürse, onun kötülüğünü iyi bir şekilde savuşturmalı ve recmedilmiş şeytandan ALLÂH'a sığınmalıdır.   Peygamberimiz bize öfkeli olduğumuzda şöyle dememizi emretmişti: “Eûzu Billâhi Mineşşeytânirracîm/ Taşlanmış-Kovulmuş Şeytanın Şerrinden ALLÂH’a Sığınırım.”   Rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (S.A.S.), öfkesi artmış, gazabından dolayı yüzü kızarmış bir adam gördü ve şöyle söyledi:   "Ben öyle bir söz biliyorum ki, bu adam onu ​​söylese, içindeki her şeyi alıp götürür."   Sahabeler, "Nedir o?" diye sordular. Peygamberimiz (S.A.V.), "Eûzu Billâhi Mineşşeytânirracîm" dedi.   Öfkeli bir kişi recmedilmiş Şeytan'dan ALLÂH'a sığınırsa, ALLÂH onun öfkesinin şiddetini dindirir ve bu öfkeyle düşüncesizce ve pervasızca davranmasını engeller.   Bu nedenle ALLÂH, Resûlüne iki şeyi hatırlattı:           Birincisi, DAHA İYİ olanla KARŞILIK vermek. Zira şeytan, düşmanının kendisini hakladığını gördüğünde mümin insanın kalbine fısıldayarak ayartmaya çalışır. Bu nedenle, bir insanın tepkisi mümkün olan EN İYİ şekilde olmalıdır.   İkincisi, eğer bu mümkün değilse, o zaman ALLÂH yolunda cihat etsin ki bu da insanlık içindir.           CİNLER arasındaki ŞEYTANLARA gelince; onlarla başa çıkmanın tek yolu, kulun Yüce Rabbine yönelmesidir. Rabbi onu muhakkak koruyacaktır.  ALLÂH bize şeytanın planının zayıf olduğunu bildirmiştir; bu yüzden O’na yönelirseniz, O şeytanı sizden uzaklaştırır.           (De ki: Rabbim, Sana Sığınırım../ وَقُلْ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ) Yani: şeytanların vesveselerinden Sana sığınır, senden koruma ve yardım isterim.} TEFSÎRU AHMED HATÎBE
“De ki: RABBİM, Şeytanların Fısıldayıp Dürtüklemelerinden Sana Sığınırım!

Ve Sığınırım Sana RABBİM, Onların Yanımda Bulunmalarından!”
(MÜ’MİNÛN: 97-98)
&
TEFSİR
          (De ki: RABBİM, Şeytanların Fısıldayıp Dürtüklemelerinden Sana Sığınırım! / ve Sığınırım Sana RABBİM, Onların Yanımda Bulunmalarından! / وَقُلْ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ * وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ)
  {Yüce ALLÂH, Peygamberine (S.A.S.) kötülüğü daha iyisiyle savuşturmasını emrettiğinde şöyle buyurmuştur:
  “.. Biz, Onların Seni Nitelendirdiklerini En İyi Bileniz. / نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ” [MÜ’MİNÛN: 96]
  Ayette geçen bu ifade, kendisiyle İNSAN ŞEYTANLARI arasında olan şeye işaret etmektedir; dolayısıyla şöyle buyurmuştur:
  “Kötülüğü, En Güzel Olanla Defet ../ ادْفَعْ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ السَّيِّئَةَ” [MÜ’MİNÛN: 96. Âyetin başı] Yani: Eğer biri sana haksızlık yaparsa, onun kötülüğünü iyi olanla savuştur!
  Savuştur ki, Müteâl olan ALLÂH bu kişiyi doğru yola iletsin, yaptıklarını gözden geçirsin, zalim olduğunu anlasın ve senin üzerinde bulunduğun hakikate dönsün.
  Fakat bu mesele belli bir ölçüye kadar geçerlidir. Eğer mesele daha da büyürse, ALLÂH Peygamberimize (S.A.S.) ALLÂH'ın düşmanlarıyla cihat etmesini emretmiştir.
          O, hikmet ve güzel öğütle Rabbinin yoluna çağırır. Eğer karşılık verirlerse, ne âlâ! Fakat karşılık vermez, yüz çevirme, inkâr etme, söylediklerini reddetme ve onunla alay etmeye devam ederlerse, işte o zaman savaşması emredilmiştir.
          O'nun “Kötülüğü, En Güzel Olanla Defet/Savuştur /ادْفَعْ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ” [MÜ’MİNÛN: 96. Âyetin başı] sözü, ‘DAHA İYİ OLANIN’ ve ‘İYİ OLANIN’ var olduğunu gösterir. ALLÂH, "Kötülüğü İyilikle Savuştur!" demedi, aksine " Kötülüğü, EN İYİ/Güzel Olanla Defet/Savuştur!" dedi. ‘İYİ’ olan ve ondan ‘DAHA İYİ’ olan şeyler vardır. Bu yüzden kötülüğü, EN İYİ ve EN GÜZEL şeylerle savuşturmayı hedefle ki; bu insanların kalplerini etkileyip sana karşılık vermesini sağlasın.  ALLÂH şöyle buyurur:
          “.. Biz, Onların Seni Nitelendirdiklerini En İyi Bileniz. / نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ” [MÜ’MİNÛN: 96] Yani, ‘ey Muhammed, senin hakkında ne yalan söylediklerini ve ALLÂH'a nasıl ortak koştuklarını en iyi biz biliriz.’
  Cenabı Hak; (De ki: RABBİM, Şeytanların Fısıldayıp Dürtüklemelerinden Sana Sığınırım! / ve Sığınırım Sana RABBİM, Onların Yanımda Bulunmalarından!) [MÜ’MİNÛN: 97-98] der.
  Bir insan ÖFKELENDİĞİNDE, Şeytan ona zarar vermek amacıyla yanına sokulup fısıldayarak, karşılık vermesi için onu kışkırtabilir. Bunun üzerine ALLÂH, Peygamberine şöyle VAHYETTİ:
          (De ki: RABBİM, Şeytanların Fısıldayıp Dürtüklemelerinden Sana Sığınırım! / وَقُلْ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ) Dolayısıyla, bir kimse kendisine kötü davranan biri tarafından sıkıntıya düşürülürse, onun kötülüğünü iyi bir şekilde savuşturmalı ve recmedilmiş şeytandan ALLÂH'a sığınmalıdır.
  Peygamberimiz bize öfkeli olduğumuzda şöyle dememizi emretmişti: “Eûzu Billâhi Mineşşeytânirracîm/ Taşlanmış-Kovulmuş Şeytanın Şerrinden ALLÂH’a Sığınırım.”
  Rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (S.A.S.), öfkesi artmış, gazabından dolayı yüzü kızarmış bir adam gördü ve şöyle söyledi:
  "Ben öyle bir söz biliyorum ki, bu adam onu ​​söylese, içindeki her şeyi alıp götürür."
  Sahabeler, "Nedir o?" diye sordular. Peygamberimiz (S.A.V.), "Eûzu Billâhi Mineşşeytânirracîm" dedi.
  Öfkeli bir kişi recmedilmiş Şeytan'dan ALLÂH'a sığınırsa, ALLÂH onun öfkesinin şiddetini dindirir ve bu öfkeyle düşüncesizce ve pervasızca davranmasını engeller.
  Bu nedenle ALLÂH, Resûlüne iki şeyi hatırlattı:
          Birincisi, DAHA İYİ olanla KARŞILIK vermek. Zira şeytan, düşmanının kendisini hakladığını gördüğünde mümin insanın kalbine fısıldayarak ayartmaya çalışır. Bu nedenle, bir insanın tepkisi mümkün olan EN İYİ şekilde olmalıdır.
  İkincisi, eğer bu mümkün değilse, o zaman ALLÂH yolunda cihat etsin ki bu da insanlık içindir.
          CİNLER arasındaki ŞEYTANLARA gelince; onlarla başa çıkmanın tek yolu, kulun Yüce Rabbine yönelmesidir. Rabbi onu muhakkak koruyacaktır.  ALLÂH bize şeytanın planının zayıf olduğunu bildirmiştir; bu yüzden O’na yönelirseniz, O şeytanı sizden uzaklaştırır.
          (De ki: Rabbim, Sana Sığınırım../ وَقُلْ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ) Yani: şeytanların vesveselerinden Sana sığınır, senden koruma ve yardım isterim.}
TEFSÎRU AHMED HATÎBE

Mardin HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.