Sağlıklı bir toplum yapısında rekabetçi, müzakereci ve katılımcı bir demokrasi anlayışının yer edinmesi açısından aşiretlerin de toplum gerçekliği çerçevesinde kendini ifade etme, toplumsal talep ve isteklerini gündeme getirme hak ve yetkileri vardır. Bunun yerine getirilmesi toplumun sağlıklı ilerleyişinin de bir parçasıdır. Ancak bunun sadece belli gruplara veya hiziplere siyasi veya ekonomik bir ranta dönüştürülmek istenmesi bireylerin kabul edebileceği bir durum değildir.
‘Hangi aşirettensin kaç oyunuz var’ sualinden bireylerin bıktığını da ifade etmek gerekir.
“Aşiretler Arınabilecek mi? Demokrasi ile uyumlu yapılanmaya gidebilecek mi?”
Aşiretlere mensup bazı kişi ve gruplar, kendi aşiret isimlerini kullanarak ‘bilgi gücünden daha çok’ ‘kol gücüne dayalı’ varlıklarını kabul ettirmeye çalıştıkları da müşahade edilmektedir.
Bunlar tefecilik başta olmak üzere, çökme, haraç, yağma, gasp gibi suçlara karışabilmektedir. Tabi ki hiç bir aşiret böyle eylemlerle anılmak istemez ama bunların varlığı da bir gerçek.
Aşiretler kendi bünyesinde böyle yanlışları yapanları tasfiye edebilecek mi sorusuna cevap bulunması gerekiyor.
Aşiretler kan bağına dayalı üyelerin aynı ortak atadan geldiklerine inanmaları ve bu doğrultuda oluşan akrabalık bağlarından oluşur. Dolayısıyla akrabalığa bağı ön plandadır.
Demokrasiler ise farklı kültür, etnisite, dinlere bağlı bireylerin bir araya gelerek belirlenen kurallar çerçevesinde; yönetme, yönetilme şeklinin belirlendiği ve seçimle yöneticilerinin iş başına getirildiği bir sistemdir.
Aşiretler, kan bağı ve akrabalık ilişkilerinin ön planda olduğu yapıyı demokratik sisteme entegre edebilecek mi?
Kendileri dışında grup ve bireylere yaklaşımı, iletişim ve ilişkileri, seçme seçilme müessesesinin tecellisinde akrabalık ilişkilerinden daha çok belirlenen kurallara göre seçme seçilme kurallarını tatbik edip; liyakat ve ehliyet hususlarına göre yönetimin oluşumuna riayet edilebilecek mi? Bunu kabul edebilecek mi?
Akrabalık ilişkilerinden daha çok ortak iyilik, ortak hayırlara hizmet, toplumun genelini ilgilendiren ihtiyaçların yerine getirilmesi kabul öngörüsü çerçevesinde hareket edebilecek mi?
Bu hususlara verilecek cevaplar bölgemizin gelişimi ve sürdürülebilir kalkınması için hayati önemdedir.
Bölgemizde aşiret geleneği ve uygulamalarının olduğu durum; toplumsal bir gerçekliktir. Bu gerçekliğe aykırı tavır takınmak mümkün değildir.
Globalleşen ve ulus kimlik standartlarında örgütlenen dünyada, aşiretlerin de varlığı kendini yeniden tanımlayarak ve güncelleyerek devam ettiği görülmektedir. Bu güncelleme ile modern dünyanın getirmiş olduğu bu yeni argümanlarla aşiret kendini yenilemeye çalıştığı görülmektedir.
Analitik düşünen, sorgulayan, itiraz eden, ret eden, açık, şeffaf, demokratik kültürü benimseyen, muhakeme ve istişare ile karar alabilen, akrabalık ilişkilerinden daha çok ehliyet ve liyakatın ön planda olduğu, alınan kararların sonucu geri bildirim ile topluma sunabilen yapıların toplumsal anlamda kabulleri her zaman mümkün olacağı açıktır.
Esas mesele kadın, erkek, çocuk, genç ve yaşlı insanlardan müteşekkil katılımcı, müzakereci demokratik bir toplum yapısının oluşturulabilmesidir.
-BİTTİ-
