"Bir Bez Parçası Düştü.
Oğlumun Parçalanmış Bedenini Toplamışlardı İçine.
Bacaklarını, İç Organlarını Gördüm Yerde..”
Bir Baba, Evladının YARISINI Bir Bez Parçasında Taşırken Ne Hisseder?
Oğlum Basîr Vurulduğunda, Füze Tam Ona İsabet Etti. Bedenini İkiye Böldü. Aceleyle Ambulansa Taşıdık. Kafası, Sedyede Hemen Yanı Başımdaydı. Ama Arkada Kalmaya Dayanamadım. Sürücüye Durmasını, Yanına Oturmak İstediğimi Söyledim.
Sağlık Görevlisine Tutunarak Güçlükle İndim. Sürücü Yardımcısı Bana Yer Vermek İçin Kalktığında, Kucağından Bir Bez Parçası Düştü.
Oğlumun Parçalanmış Bedenini Toplamışlardı İçine. Bacaklarını, İç Organlarını Gördüm Yerde. Eğildim. Ellerimle Topladım Hepsini. Beze Geri Koyup Kucağıma Bastım.
Hastane Yolu Boyunca, Oğlumun Bir Yarısını Kucağımda Taşıdım. Diğer Yarısı Sedyedeydi. Bir Babanın Kalbi Bu Anı Nasıl Taşır, Bilemedim. Tek Bildiğim, Basîr’in Benim Oğlum Olduğuydu. Onunla Kalmalıydım.
Hastaneye Varınca, Elimde O Bez Parçasıyla İndim. Biri Aldı Elimden. Ben ise Ambulanstan İndirilen Diğer Yarısına Döndüm Oğlumun. Dedim ki:
- ‘Diğer Yarısını da Getirin Babam... Onu Şu Tertemiz Bedenine Kavuşturayım.’
Ah Basîr!
Bedeninden Toplayabildiğimi Topladım da, Senden Sonra Kalbimi Nasıl Toparlayayım?
Sen Küçükken Seni Kucağımda Taşır, Esen Rüzgardan Sakınırdım.
Şimdi Yarını Bir Bez Parçasında Taşıdım...
Dünya ise Sanki Hiçbir Şey Olmamış Gibi Dönüyor.
ALLÂH'ım, Sen Biliyorsun!
O Benim Oğlum.
Gücümün Yettiği Hiçbir Parçasını Geride Bırakmadım.
Onu ŞEHİT Olarak Kabul Et.
Beni Onunla Cennetinde Buluştur.
Öyle Bir Cennet ki, Kavuşmaktan Sonra Ayrılık Olmasın.
Hiçbir Baba, Evladının Yarısını Taşımaya Çağrılmasın.
