Yusuf Metin Yardımcı
Köşe Yazarı
Yusuf Metin Yardımcı
 

JEOPOLİTİK KISKAÇ: Hürmüz’den Babülmendep’e Yeni Küresel Düzen

İrân ve Direniş Ekseni, Hürmüz ve Babülmendep Boğazlarını eş zamanlı kontrol ederek küresel ekonomi ve enerji hatları üzerinde çift taraflı bir baskı mekanizması oluşturdu. Bu hamle, küresel güç dengelerini kökten sarsıyor. 1. Hürmüz Boğazı: ‘Güvenli Geçişten’ ‘Acı’ Vanasına İrân; günlük yaklaşık 21 milyon varil petrol (küresel tüketimin %20-25'i) ve küresel LNG ticaretinin %30'unun geçtiği Hürmüz Boğazı'nı geleneksel bir kuşatmayla değil, ‘İlginç Bir Vana Stratejisiyle’ yöneterek oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Seçici Geçiş ve Caydırıcılık: Tahran; seçici geçiş izinleri, caydırıcı alıkoymalar ve sigorta maliyetlerini patlatma yöntemiyle vanayı elinde tutuyor. Maliyet Şoku: Savaş riski sigorta primleri %0.2'den yaklaşık %10'a fırlayarak tek başına fiili bir ambargoya dönüştü. Batı İttifakında Çatlak: Avrupa ülkeleri, ABD'nin deniz ittifakına katılmayı reddetti. İngiltere ve Fransa bunun yerine bağımsız bir ‘Çok Uluslu Savunma’ misyonu yürütüyor. Bu derin çatlak, İrân'ın karşı cephede stratejik bir bölünme yaratmayı başardığının en net işaretidir. 2. Babülmendep: İkinci Baskı Halkası Hürmüz’deki vananın kademeli olarak kapanmasıyla eş zamanlı olarak, Kızıldeniz’in güneyinde de tarihi bir güç devri yaşanıyor. Direniş güçleri, stratejik Meyyûn Adası/جزيرة ميون ve Muhâ Limanı/ميناء المخا'nı kontrol altına aldıktan sonra, Eylül ortasında büyük ve küçük Hanîş Adaları/جُزُر حَنِيش'nı da ele geçirdi. Kuşatma Çemberi: Bu adaların hâkimiyeti, Ensârullâh'ın vuruş menzilini kıyı şeridinden boğazın tam ortasına kadar genişletti. Mutlak Caydırıcılık: Yemen'in deniz trafiğine karşı caydırıcılığı, artık basit bir ‘taciz’ seviyesinden tam bir ‘boğma ve kilitleme’ aşamasına yükseldi. 3. Yapısal Çelişki ve Kendini Vuran Strateji Mevcut durumdaki en derin açmaz, Rusya’yı sıkıştırma stratejisi ile Batı’nın kendi enerji güvenliği arasındaki yapısal çelişkidir. Ukrayna'nın Rus rafinelerine yönelik İHA saldırıları, bu ülkenin petrol ürünleri ihracat kapasitesini gözle görülür şekilde zayıflatırken, küresel motorin ve jet yakıtı taban fiyatlarını yukarı çekti. İtiraf: ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına düzenlediği bu saldırıların, küresel çapta yaşanan ‘Enerji Şokunun’ temel faktörlerinden biri olduğunu açıkça kabul etti. 4. Küresel Maliyet Zinciri ve Batı'nın Kendi Tuzağı Bu jeopolitik denklemin sonucunda tam kapsamlı bir maliyet aktarım zinciri tetikleniyor: A)- Ukrayna İHA'ları Rus rafinerilerini vuruyor ve küresel petrol ürünü arzını azaltıyor. B)- Eş zamanlı olarak İrân ve Yemen güçleri iki kritik boğazda baskıyı artırarak enerji akışını daha da baltalıyor. C)- Bu ikili kıskaç altında MOTORİN ve BENZİN FİYATLARI FIRLIYOR; taşımacılık ve endüstriyel üretim maliyetleri artıyor. D)- Nihayetinde tüm bu süreç, Avrupa ve ABD'de yıkıcı bir enflasyonist baskıya dönüşüyor. Özetle: Batı'nın Rusya üzerindeki baskısı ne kadar ‘başarılı’ olursa, ödemek zorunda kaldığı enerji faturası da o kadar ağırlaşıyor. İrân, Batı'nın kendi elleriyle kurduğu bu ‘Stratejik İntihar Tuzağını’ son derece kurnazca kendi lehine kullanıyor. 5. Enerjiden Gıdaya: Kıtlığın Yatay Yayılımı ve Egemen Sisteme Darbe İki boğaz üzerindeki baskı, petrolden çok daha geniş kapsamlı sonuçlar doğuruyor.Hürmüz Boğazı, küresel kükürt ticaretinin yaklaşık yarısını ve alüminyum ihracatının yaklaşık %8'ini taşır. Kükürt, gübre üretiminin ana hammaddesiyken; alüminyum otomotivden elektroniğe kadar sanayinin temelidir. Küresel deniz ticaretinin %13'üne ev sahipliği yapan Babülmendep'teki trafik ise Ensârullâh operasyonları ve Somali korsanlarının faaliyetleri nedeniyle yaklaşık %50 azaldı. Gübre ve Endüstri Şoku: Kriz, enerjiden gıda ve sanayi alanına yatay olarak yayılıyor. Küresel gübre arzı yaklaşık üçte bir oranında düştü ve üre fiyatları sadece iki hafta içinde %40'tan fazla arttı. Afrika Boynuzu'nda Tehdit: Zaten gıda güvenliği baskısı altındaki Afrika Boynuzu için bu durum doğrudan bir tehdittir. Sudanlı çiftçiler gübre maliyetlerini karşılayamaz hale gelirken, Uganda'nın motorin ve benzin stokları bir ayın altına geriledi. Makro Yansıma: Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü verilerine göre, gaz arzindeki %17'lik düşüş, küresel tarımsal üretim maliyetlerini yaklaşık %20 artırdı. Küresel gıda fiyatlarının ise %18'e kadar yükselmesi bekleniyor. Bu zincir, egemen sisteme göbekten bağlı ülkelerin gıda ve sosyal güvenliğine doğrudan bir darbedir. 6. Eski Düzen Araçlarının İşlevsizliği Bu krizin temel karakteri, çatışmanın şiddetinden ziyade, mevcut kurumsal araçların sistemsel olarak işlevsiz kalmasıdır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, iki boğazdaki kriz karşısında tek bir yaptırım gücü olan karar taslağı bile çıkaramadı. NATO içinde gemilere eşlik etme (skort) meselesi ciddi fikir ayrılıklarına yol açarken, büyük Avrupa güçleri ittifakın bir Batı Asya savaşına sürüklenmesini açıkça reddediyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) stratejik rezervlerden 400 milyon varil gibi rekor bir petrol serbest bıraktı ancak ajansın icra direktörü şu çarpıcı itirafta bulunuyor; "Bu Bir Çözüm Değil, Sadece Acıyı Hafifletmektir." Körfez Ülkelerinde Eksen Kayması: En öğretici olanı ise Körfez ülkelerinin değişen davranışlarıdır. ABD'nin Yemenlilere karşı sergilediği kararsızlık karşısında (örneğin Trump'ın, Suûdî Arabistan'ın hava saldırısı talebini reddetmesi), birçok Körfez ülkesi Washington’a olan güvenlik bağımlılığını derinlemesine gözden geçiriyor. Seçenekten Zorunluluğa: Analizler, İrân ile doğrudan diyaloğun Washington’ı memnun etse de etmese de artık ‘Bir Seçenek’ olmaktan çıkıp ‘Bir Zorunluluk’ haline geldiğini gösteriyor.
Ekleme Tarihi: 18 Eylül 2026 -Cuma

JEOPOLİTİK KISKAÇ: Hürmüz’den Babülmendep’e Yeni Küresel Düzen

İrân ve Direniş Ekseni, Hürmüz ve Babülmendep Boğazlarını eş zamanlı kontrol ederek küresel ekonomi ve enerji hatları üzerinde çift taraflı bir baskı mekanizması oluşturdu. Bu hamle, küresel güç dengelerini kökten sarsıyor.

1. Hürmüz Boğazı: ‘Güvenli Geçişten’ ‘Acı’ Vanasına

İrân; günlük yaklaşık 21 milyon varil petrol (küresel tüketimin %20-25'i) ve küresel LNG ticaretinin %30'unun geçtiği Hürmüz Boğazı'nı geleneksel bir kuşatmayla değil, ‘İlginç Bir Vana Stratejisiyle’ yöneterek oyunun kurallarını yeniden yazıyor.

Seçici Geçiş ve Caydırıcılık: Tahran; seçici geçiş izinleri, caydırıcı alıkoymalar ve sigorta maliyetlerini patlatma yöntemiyle vanayı elinde tutuyor.

Maliyet Şoku: Savaş riski sigorta primleri %0.2'den yaklaşık %10'a fırlayarak tek başına fiili bir ambargoya dönüştü.

Batı İttifakında Çatlak: Avrupa ülkeleri, ABD'nin deniz ittifakına katılmayı reddetti. İngiltere ve Fransa bunun yerine bağımsız bir ‘Çok Uluslu Savunma’ misyonu yürütüyor. Bu derin çatlak, İrân'ın karşı cephede stratejik bir bölünme yaratmayı başardığının en net işaretidir.

2. Babülmendep: İkinci Baskı Halkası

Hürmüz’deki vananın kademeli olarak kapanmasıyla eş zamanlı olarak, Kızıldeniz’in güneyinde de tarihi bir güç devri yaşanıyor. Direniş güçleri, stratejik Meyyûn Adası/جزيرة ميون ve Muhâ Limanı/ميناء المخا'nı kontrol altına aldıktan sonra, Eylül ortasında büyük ve küçük Hanîş Adaları/جُزُر حَنِيش'nı da ele geçirdi.

Kuşatma Çemberi: Bu adaların hâkimiyeti, Ensârullâh'ın vuruş menzilini kıyı şeridinden boğazın tam ortasına kadar genişletti.

Mutlak Caydırıcılık: Yemen'in deniz trafiğine karşı caydırıcılığı, artık basit bir ‘taciz’ seviyesinden tam bir ‘boğma ve kilitleme’ aşamasına yükseldi.

3. Yapısal Çelişki ve Kendini Vuran Strateji

Mevcut durumdaki en derin açmaz, Rusya’yı sıkıştırma stratejisi ile Batı’nın kendi enerji güvenliği arasındaki yapısal çelişkidir. Ukrayna'nın Rus rafinelerine yönelik İHA saldırıları, bu ülkenin petrol ürünleri ihracat kapasitesini gözle görülür şekilde zayıflatırken, küresel motorin ve jet yakıtı taban fiyatlarını yukarı çekti.
İtiraf:
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına düzenlediği bu saldırıların, küresel çapta yaşanan ‘Enerji Şokunun’ temel faktörlerinden biri olduğunu açıkça kabul etti.

4. Küresel Maliyet Zinciri ve Batı'nın Kendi Tuzağı
Bu jeopolitik denklemin sonucunda tam kapsamlı bir maliyet aktarım zinciri tetikleniyor:
A)- Ukrayna İHA'ları Rus rafinerilerini vuruyor ve küresel petrol ürünü arzını azaltıyor.
B)- Eş zamanlı olarak İrân ve Yemen güçleri iki kritik boğazda baskıyı artırarak enerji akışını daha da baltalıyor.
C)- Bu ikili kıskaç altında MOTORİN ve BENZİN FİYATLARI FIRLIYOR; taşımacılık ve endüstriyel üretim maliyetleri artıyor.
D)- Nihayetinde tüm bu süreç, Avrupa ve ABD'de yıkıcı bir enflasyonist baskıya dönüşüyor.
Özetle:
Batı'nın Rusya üzerindeki baskısı ne kadar ‘başarılı’ olursa, ödemek zorunda kaldığı enerji faturası da o kadar ağırlaşıyor. İrân, Batı'nın kendi elleriyle kurduğu bu ‘Stratejik İntihar Tuzağını’ son derece kurnazca kendi lehine kullanıyor.

5. Enerjiden Gıdaya: Kıtlığın Yatay Yayılımı ve Egemen Sisteme Darbe

İki boğaz üzerindeki baskı, petrolden çok daha geniş kapsamlı sonuçlar doğuruyor.Hürmüz Boğazı, küresel kükürt ticaretinin yaklaşık yarısını ve alüminyum ihracatının yaklaşık %8'ini taşır.
Kükürt, gübre üretiminin ana hammaddesiyken; alüminyum otomotivden elektroniğe kadar sanayinin temelidir.
Küresel deniz ticaretinin %13'üne ev sahipliği yapan Babülmendep'teki trafik ise Ensârullâh operasyonları ve Somali korsanlarının faaliyetleri nedeniyle yaklaşık %50 azaldı.

Gübre ve Endüstri Şoku: Kriz, enerjiden gıda ve sanayi alanına yatay olarak yayılıyor. Küresel gübre arzı yaklaşık üçte bir oranında düştü ve üre fiyatları sadece iki hafta içinde %40'tan fazla arttı.

Afrika Boynuzu'nda Tehdit: Zaten gıda güvenliği baskısı altındaki Afrika Boynuzu için bu durum doğrudan bir tehdittir. Sudanlı çiftçiler gübre maliyetlerini karşılayamaz hale gelirken, Uganda'nın motorin ve benzin stokları bir ayın altına geriledi.

Makro Yansıma: Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü verilerine göre, gaz arzindeki %17'lik düşüş, küresel tarımsal üretim maliyetlerini yaklaşık %20 artırdı. Küresel gıda fiyatlarının ise %18'e kadar yükselmesi bekleniyor. Bu zincir, egemen sisteme göbekten bağlı ülkelerin gıda ve sosyal güvenliğine doğrudan bir darbedir.

6. Eski Düzen Araçlarının İşlevsizliği
Bu krizin temel karakteri, çatışmanın şiddetinden ziyade, mevcut kurumsal araçların sistemsel olarak işlevsiz kalmasıdır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, iki boğazdaki kriz karşısında tek bir yaptırım gücü olan karar taslağı bile çıkaramadı.

NATO içinde gemilere eşlik etme (skort) meselesi ciddi fikir ayrılıklarına yol açarken, büyük Avrupa güçleri ittifakın bir Batı Asya savaşına sürüklenmesini açıkça reddediyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) stratejik rezervlerden 400 milyon varil gibi rekor bir petrol serbest bıraktı ancak ajansın icra direktörü şu çarpıcı itirafta bulunuyor; "Bu Bir Çözüm Değil, Sadece Acıyı Hafifletmektir."

Körfez Ülkelerinde Eksen Kayması: En öğretici olanı ise Körfez ülkelerinin değişen davranışlarıdır. ABD'nin Yemenlilere karşı sergilediği kararsızlık karşısında (örneğin Trump'ın, Suûdî Arabistan'ın hava saldırısı talebini reddetmesi), birçok Körfez ülkesi Washington’a olan güvenlik bağımlılığını derinlemesine gözden geçiriyor.

Seçenekten Zorunluluğa: Analizler, İrân ile doğrudan diyaloğun Washington’ı memnun etse de etmese de artık ‘Bir Seçenek’ olmaktan çıkıp ‘Bir Zorunluluk’ haline geldiğini gösteriyor.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.