Avrupa, kendi elleriyle beslediği refah illüzyonunun çöküşünü izliyor.
Bir yanda sokakları alev alan Fransa’nın kısa ama derin sancısı, diğer yanda kadim Roma’nın küllerinden doğan yeni bir öfke dalgasıyla sarsılan İtalya...
Batı medeniyetinin beşiği, bugün hayat pahalılığı ve kamusal çöküşün körüklediği toplumsal bir volkanın patlamasına sahne oluyor.
Dünya basını, kıtanın yaşadığı bu tarihî kırılmayı kendi ideolojik ve kültürel pencerelerinden, sert ve çarpıcı manşetlerle okuyucuya aktarıyor.
Avrupa Basını: ‘Avrupa Demokrasisinin ve Düzeninin Sınavı’
Batı medyası olaya temkinli, endişeli ancak yapısal bir krizin itirafıyla yaklaşıyor.
Fransa Kısa Özeti:
Avrupa basını, Paris banliyölerinde patlak veren eğitim ve geçim isyanını "Avrupa’nın Bitmeyen Kronik Hastalığı" olarak görüyor ve Macron yönetiminin sokağa çıkma yasaklarıyla adeta kendi halkına karşı bir ‘Güvenlik Kordonu’ ördüğünü yazıyor.
İtalya Odağı:
Avrupa merkezli gazeteler, Milano ve Roma sokaklarındaki çatışmaları ‘Refah Devletinin Cenaze Töreni’ olarak nitelendiriyor. Analizlerde, Meloni hükûmetinin şehirlere 500 asker indirme kararının modern bir Avrupa demokrasisi için ‘Olağanüstü Bir Geri Adım ve Otoriterleşme Sinyali’ olduğu vurgulanıyor.
Sol eğilimli Avrupa basını, öğrencilerin ‘No Meloni Day’ çığlığını haklı bir çaresizlik olarak görürken, sağ basın ise Decathlon ve Dior gibi lüks mağazaların yağmalanmasını ‘Medeniyetin Barbarlığa Yenik Düşmesi’olarak yorumluyor.
ARAP Basını: ‘Batı’nın Maskesi Düşüyor, Kapitalizmin Çöküşü’
Orta Doğu ve Arap dünyasının önde gelen yayın organları (Al Jazeera, Asharq Al-Awsat, Al-Ahram), olayları daha çok sistemik bir çöküş ve Batı dünyasının çifte standartları üzerinden ele alıyor.
Fransa Kısa Özeti:
Fransa’daki olayları ‘Sömürgeci Geçmişin ve Sınıfsal Ayrımcılığın Kaçınılmaz Bir İntikamı’ olarak tasvir eden Arap medyası, Paris’in alev alev yanmasını kısa başlıklarla ama çarpıcı görsellerle sunuyor.
İtalya Odağı:
Arap basını, İtalya’daki krizi ‘Kapitalizmin kalbindeki Doğu sancısı’ olarak yorumluyor. Meloni hükûmetinin sert güvenlik tedbirlerini "Batı’nın Özgürlük ve Demokrasi Masalının Sonu" olarak gören yorumcular, İtalya’nın savunma sanayisine ve silahlanmaya devasa bütçeler ayırırken, kendi halkını, eğitimini ve sağlık sistemini açlığa mahkûm ettiğini yazıyor.
Manşetlerde, Milano sokaklarındaki askerî postalların, Üçüncü Dünya ülkelerinde görmeye alışık olunan cunta manzaralarını aratmadığı ifade ediliyor.
FARS Basını: ‘Liberalizmin Gurub Vakti ve Batı’nın İç Savaşı’
İrân ve Fars dili konuşan coğrafyanın basını (Kayhan, Tehran Times, Ettela'at) ise meseleye tamamen felsefi, ideolojik ve jeopolitik bir röntgen çekerek yaklaşıyor.
Ağdalı bir dil kullanan basın, olayları ‘Batı Hegemonyasının Kendi İçinde Boğulması’ olarak tasvir ediyor.
Fransa Kısa Özeti:
Fransa’yı, kibirli sarayların elitist politikaları yüzünden kendi halkının gazabına uğramış, ihtişamı sönmekte olan eski bir imparatorluk olarak nitelendirip kısa geçiyor.
İtalya Odağı:
Tüm spot ışıklarını ise İtalya’ya çeviriyor. Yazılarda, "Rönesans’ın ve estetiğin şehri Milano’nun, sokak çatışmalarıyla bir Kerbela veya modern bir savaş cephesine dönüşmesi" uzun uzadıya işleniyor.
Analistler, Meloni hükûmetinin bütçe kesintilerini ve hayat pahalılığını ‘Halkın Rızkını Gasp Eden Küresel Emperyalist Sistemin İtalya Şûbesi’ olarak tanımlıyor.
Göstericilerin sarındığı öfke, Batı liberalizminin ‘Gurub Vakti (Batış Zamanı)’ olarak tasvir edilirken; sokaklara inen 500 askerin varlığı, "İtalya’nın Kendi Halkına Karşı İlân Ettiği Gayriresmî Bir İç Savaşın İlk Kurşunları" olarak ideolojik bir manifestoyla manşetlere taşınıyor.
