Ayet ve Hadislerin Ardına Gizlenmeyin

KIR'ATIM GÜNCEL HABERLER (KIRATIM HABER) - KIR'ATIM GAZETESİ | 17.07.2026 - 15:58, Güncelleme: 17.07.2026 - 15:58
 

Ayet ve Hadislerin Ardına Gizlenmeyin

Din hassasiyetimizi göz önünde bulundurarak, Kur'an ayetlerini ve sevgili Peygamberimizin hadislerini benimsemiş olan her müslüman dürüsttür, emindir, güvenilirdir.
Dinimize göre kendisinden asla şüphe edilmez, hatta imanı nisbetinde yaşadığı çevrede, işgal ettiği makamda değerli ve kıymetlidir. Maneviyat açısından da görünürde bir o kadar samimidir.   Tabi kimi şahsiyetler vardır ki bu vasıflar kendilerine ağır gelebiliyor. Nefis, ego ve dünya hırsı devreye girince iman zayıflar, menfaat öne çıkar dünya sevgisi ise galebe çalar. İnsanoğlu bu gibi hırslarla kendini kayber, şeytanın vesveseleriyle artık ona herşey mübah görünür. Oysa ne hazindir ki sözüm ona bu şahsiyetler toplumda söz sahibi olduklarında kendilerini dindar, muhafazakar, mütedeyyin ve samimi göstererek, konuşmalarıyla mangalda kül bırakmazlar, kimseye söz hakkı vermezler. Riyakarlık yaparak, toplumda kendilerine güzel yerler edinmek için uzun yıllar dost dedikleri, kurban-hayran dedikleri insanların duygularıyla oynar, güvenlerini sarsarlar. Dünya menfaatleri uğruna çeşitli entrikalar çevirerek, bulundukları çevrede gizlice saman altından su yürütüler.  İnatları, hırsları, arzu ve istekleri bitmez tükenmezdir. Tatlı dillidirler. ikna kabiliyetleri yüksektir. Hedefe koydukları zümreyi kendilerine taraf tutmak için var güçleriyle çalışırlar. Onların bu durumu hakikatte yanlış olmasına rağmen, bu emellerinden asla vazgeçmezler. Anlamsız tavır ve davranışları, yalan yanlışları maneviyat açısından büyük imtihan olsada, ayrılık gayrılıkları yüzünden birlik ve beraberliğin bozulmasına, insanlar arasına nifak oluşmasına, gruplaşmaya hatta ifsada neden olabiliyorlar. Hele hele bu kişilerin  temsiliyetleri varsa bu ifsat her geçen gün katbekat artıyor. Daha düne kadar hatırı sayılır birileriyken, hırsları uğruna bir çırpıda tüm değerleri yerle bir olabiliyor. Sanırım her toplumda bu gibi insanlarla karşılaşabiliyoruz. Bunlar karşısındaki kişi veya kişileri etkilemek için olmadık yeminler ederek, belki de ezberledikleri birkaç ayet ve hadisi de ekleyerek çevresinde ki insanları etkileyebiliyorlar. Kendilerine dokunulmadığı müddetçe her zaman mütedeyyin ve samimi görünür, en iyi insan kisvetine bürünür, kendilerini bulundukları toplumun lideriymiş gibi addederler. Konuştukları zaman sanki tüm ümmetin yükü omuzlarındaymışçasına kaygılı ve dertli gibi görünürler.  Ne zamanki onlar için ibreler ters dönünce işte o zaman maskeler düşer, ardında gizlendikleri ayet, hadis ve iman zivanasından çıkarak, o güne kadar yaptıkları bir bir heybelerinden düşer ve dava konusunda samimi olmadıkları net bir şekilde ortaya çıkar. İnanın dayanılır gibi değil, tüm imkanlar onların elindeyken gizliden gizliye işler çevirmeleri, en yakın dostlarını bile çıkarları uğruna satmaları gerçekten anlaşılır gibi değil. Ünlü düşünür, İslam alimi ve mutasavvıf Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ne güzel söylemiş; "Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol" sözü bize her şeyi açık bir şekilde ifade ediyor. İzzetli ve şerefli bir şekilde yaratılan insanoğlu birkaç günlük dünya menfaati uğruna kendini hem Allah katında hem kul nezdinde nasıl oluyor da bu kadar alçaltabiliyor, değersizleştirebiliyor.   Lütfen siz siz olun kendiniz olun. Yanlış olan ruh halinizden arının. Başkalarına kötü örnek olmayın. Temsiliyetinizi yanlış mecralarda kullanmayın. Unutmayın ki her şeyin bir hesabı vardır. Bu hesabın cevabını veremeyeceğiniz bir hesap günü vardır.  Selam ve dua ile... (Söz muhatabınadır. Değerli şahsiyetleri tenzih ediyorum.)
Din hassasiyetimizi göz önünde bulundurarak, Kur'an ayetlerini ve sevgili Peygamberimizin hadislerini benimsemiş olan her müslüman dürüsttür, emindir, güvenilirdir.

Dinimize göre kendisinden asla şüphe edilmez, hatta imanı nisbetinde yaşadığı çevrede, işgal ettiği makamda değerli ve kıymetlidir. Maneviyat açısından da görünürde bir o kadar samimidir. 

 Tabi kimi şahsiyetler vardır ki bu vasıflar kendilerine ağır gelebiliyor. Nefis, ego ve dünya hırsı devreye girince iman zayıflar, menfaat öne çıkar dünya sevgisi ise galebe çalar. İnsanoğlu bu gibi hırslarla kendini kayber, şeytanın vesveseleriyle artık ona herşey mübah görünür. Oysa ne hazindir ki sözüm ona bu şahsiyetler toplumda söz sahibi olduklarında kendilerini dindar, muhafazakar, mütedeyyin ve samimi göstererek, konuşmalarıyla mangalda kül bırakmazlar, kimseye söz hakkı vermezler. Riyakarlık yaparak, toplumda kendilerine güzel yerler edinmek için uzun yıllar dost dedikleri, kurban-hayran dedikleri insanların duygularıyla oynar, güvenlerini sarsarlar. Dünya menfaatleri uğruna çeşitli entrikalar çevirerek, bulundukları çevrede gizlice saman altından su yürütüler. 

İnatları, hırsları, arzu ve istekleri bitmez tükenmezdir. Tatlı dillidirler. ikna kabiliyetleri yüksektir. Hedefe koydukları zümreyi kendilerine taraf tutmak için var güçleriyle çalışırlar. Onların bu durumu hakikatte yanlış olmasına rağmen, bu emellerinden asla vazgeçmezler. Anlamsız tavır ve davranışları, yalan yanlışları maneviyat açısından büyük imtihan olsada, ayrılık gayrılıkları yüzünden birlik ve beraberliğin bozulmasına, insanlar arasına nifak oluşmasına, gruplaşmaya hatta ifsada neden olabiliyorlar. Hele hele bu kişilerin  temsiliyetleri varsa bu ifsat her geçen gün katbekat artıyor. Daha düne kadar hatırı sayılır birileriyken, hırsları uğruna bir çırpıda tüm değerleri yerle bir olabiliyor.

Sanırım her toplumda bu gibi insanlarla karşılaşabiliyoruz. Bunlar karşısındaki kişi veya kişileri etkilemek için olmadık yeminler ederek, belki de ezberledikleri birkaç ayet ve hadisi de ekleyerek çevresinde ki insanları etkileyebiliyorlar. Kendilerine dokunulmadığı müddetçe her zaman mütedeyyin ve samimi görünür, en iyi insan kisvetine bürünür, kendilerini bulundukları toplumun lideriymiş gibi addederler. Konuştukları zaman sanki tüm ümmetin yükü omuzlarındaymışçasına kaygılı ve dertli gibi görünürler. 

Ne zamanki onlar için ibreler ters dönünce işte o zaman maskeler düşer, ardında gizlendikleri ayet, hadis ve iman zivanasından çıkarak, o güne kadar yaptıkları bir bir heybelerinden düşer ve dava konusunda samimi olmadıkları net bir şekilde ortaya çıkar. İnanın dayanılır gibi değil, tüm imkanlar onların elindeyken gizliden gizliye işler çevirmeleri, en yakın dostlarını bile çıkarları uğruna satmaları gerçekten anlaşılır gibi değil.

Ünlü düşünür, İslam alimi ve mutasavvıf Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ne güzel söylemiş; "Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol" sözü bize her şeyi açık bir şekilde ifade ediyor. İzzetli ve şerefli bir şekilde yaratılan insanoğlu birkaç günlük dünya menfaati uğruna kendini hem Allah katında hem kul nezdinde nasıl oluyor da bu kadar alçaltabiliyor, değersizleştirebiliyor.  

Lütfen siz siz olun kendiniz olun. Yanlış olan ruh halinizden arının. Başkalarına kötü örnek olmayın. Temsiliyetinizi yanlış mecralarda kullanmayın. Unutmayın ki her şeyin bir hesabı vardır. Bu hesabın cevabını veremeyeceğiniz bir hesap günü vardır.  Selam ve dua ile...

(Söz muhatabınadır. Değerli şahsiyetleri tenzih ediyorum.)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.