BATI ŞERİA'DA NELER OLUYOR?
BATI ŞERİA'DA NELER OLUYOR?
Siyonist Yetkililerden Bölgede Büyük Bir ÇATIŞMA Korkusu
İşgal altındaki Batı Şeria'da Siyonist İŞGALCİLERİN saldırıları, askerî operasyonlar, hareket özgürlüğü kısıtlamaları ve yeni Yahudi yerleşim yerlerinin genişletilmesi gerilimi hayli artırdı.
Siyonist Terör/Güvenlik yetkilileri, durumun kontrolden çıkmasından endişe ettiklerini dile getirdi. Filistinlilere karşı Yahudi işgalcilerin saldırılarının şiddetlenmesi ve Siyonist ordusunun artan askerî operasyonları, bölgenin gerilimde yeni bir aşamaya girmesi yönündeki endişeleri artırdı.
Batı Şeria'da Yeni Saldırı Dalgası
Nâblus'(نابلس)'un güneyinde yer alan Kusra/قصرة köyünde, onlarca siyonist yerleşimci Re'sü'l-Ayn/رأس العين mıntıkasındaki Filistinlilerin evine saldırdı. Yerleşimciler taş ve göz yaşartıcı gaz kullandı; bunun sonucunda çok sayıda yerel halktan kişi yaralandı.
Bölgede 3 Filistinli aile üst üste 21 gündür kuşatma altında bulunuyor ve Siyonist çete onların evlerine erişimini kısıtlamış durumda. Filistin Kızılayı da kuşatma altındaki ailelerden birinin evine ulaşmaya çalışan bir ambulansa yerleşimci Yahudilerin saldırdığını bildirdi.
Aynı esnada Câlûd/جالود köyünde, yerleşimciler bir Filistinli aile ve 2 yabancı gazeteciyi de hedef aldı; bu durum çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açtı.
Arâbe/عرابة, Rabâ/ربا, el-Muğayir/المغير ve Burkâ/برقا bölgelerini içeren Batı Şeria'nın (ed-Dıffetü'l-Garbiyye) diğer kısımlarında da saldırı ve siyonist askerî operasyon haberleri ortaya çıktı.
el-Muğayir'de, Siyonist ordusunun desteğiyle yerleşimci çeteler köyün bazı bölümlerine saldırdı ve evlere girmeye çalıştı. Siyonist ordu, Filistinlileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı. Aynı bölgede Siyonist ordu, cuma akşamından beri köyün ana giriş kapısını kapatmış durumda ve sakinlerin giriş çıkışlarını kısıtladı.
Filistin Dışişleri Bakanlığı'na göre bu köy yaklaşık 20 gündür kuşatma altında ve sakinlerin günlük olarak sadece yaklaşık 2 saat giriş çıkış yapmasına izin veriliyor. Burkâ'da da yerleşimciler Filistinlilere ve çiftçilere saldırdı ve bir araca zarar verdi.
Tel Aviv'de Güvenlik Yetkililerinden Uyarı:
Saldırıların artmasıyla birlikte, siyonist medya da bunun güvenlik alanındaki sonuçlarına karşı uyarılarda bulundu. Tel Aviv'deki siyonist televizyon kanalı Kanal 12, askerî bir kaynağa dayandırarak verdiği haberde, Batı Şeria'nın patlamanın eşiğinde olduğunu ve SİYONİST ORDUNUN DURUM ÜZERİNDEKİ KONTROLÜNÜ KAYBETME riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Siyonist Kanal 13 de yerleşimcilerle bağlantılı 70 çatışma ve şiddet olayının kaydedildiğini bildirerek, güvenlik kurumlarının Batı Şeria'da gerilimin yayılma ihtimaline karşı uyarıda bulunduğunu aktardı.
Rapora göre Siyonist ordu, bazı siyasi çevrelerin seçimler evvelinde orduyu büyük çaplı çatışmaların içine çekmeye çalışmasından da endişe duyuyor.
Askerî kuruma göre bu durumun sonucunda Siyonist ordu, bizzat çatışmanın taraflarından birine dönüşebilir. Bu endişeler, İŞGALCİ saldırıları ile İsrâil ordusunun operasyonlarının eş zamanlı olarak devam ettiği bir dönemde ortaya çıkıyor. Filistinli kaynaklara göre bu gidiş, yeni çatışma merkezlerinin doğmasına yol açıyor.
Netİnyahu ve Herzog; Krizi Kontrol Altına Alma Yönündeki Görünürdeki Çabalar:
Yahudi Yerleşimcilerin saldırılarındaki artışa İsrâil'in üst düzey yetkilileri de güya tepki gösterdi. Siyonist Başbakan Binyamin Netİnyahu, görünürde Kusra/قصرة ve Câlûd/جالود 'daki yerleşimci saldırılarını kınayarak, saldırganları bir avuç bozguncu olarak nitelendirdi.
Eşsiz mürâî tavrıyla Netİnyahu, bu kişilerin yasaları ihlal edip ordunun faaliyetlerini engelleyerek küresel ölçekte İsrail'in konumuna zarar verdiğini iddia etti.
Bu şahısların yakalanacağını ve aleyhlerinde yasal işlem başlatılacağını da politika gereği söyledi.
Siyonist Cumhurbaşkanı İshak Herzog da Kusra'da yaşanan şiddeti tehlikeli ve kırmızı çizgilerin aşılması olarak nitelendirerek, buna karşı kararlı bir adım atılması çağrısında bulundu. Siyonist Dışişleri Bakanlığı da bu saldırıları sözüm ona kınadı ve yerleşimcilerin şiddetini engellemek -aslında onlara YARDIM etmek- amacıyla bölgeye Siyonist ordu ve hudut polisi güçlerinin sevk edildiğini iddia etti.
Buna karşın İsrail'in eski Başbakanı Ehud Barak, bu saldırıların yalnızca yerleşimcilerin kendi başına buyruk eylemleri olmadığını, aksine İsrail'deki bazı siyasi yetkililerin doğrudan teşviki sonucunda meydana geldiğini itiraf etti.
Yahudi Yerleşimleri; Krizin Bir Diğer Boyutu:
Şiddetteki artışla birlikte, Batı Şeria'da Yahudi yerleşim yerlerini genişletme süreci de devam ediyor. el-Halîl/ الخليل 'in batısında, yerleşimci ailelerin Kermeye Yehûd/ كرميه يهود adlı yeni yerleşim birimine taşınması süreci başladı.
Gelen haberlere göre bu yerleşim yeri, mevcut ve yeni Yahudi yerleşim yerlerinden oluşan bir bloğun tam ortasında kuruluyor ve bunlar arasında coğrafi bir bütünlük sağlanmasına yardımcı oluyor.
Bu durumun önemi sadece yeni bir yerleşim yerinin inşa edilmesiyle sınırlı değil; aksine, birden fazla yerleşim birimi arasında bağ kurulmasıyla el-Halîl/ الخليل'in batısı ve güneybatısında kesintisiz bir YAHUDİ YERLEŞİM KUŞAĞI oluşabilir.
Filistinli kaynaklara göre yeni yerleşim yerleri, mevcut yerleşimlerin arasındaki boşlukları dolduruyor. Bu durumun bölgenin coğrafyasını değiştirmesinden ve Filistin bölgeleri arasındaki ulaşım ile bağlantıyı zorlaştırmasından endişe ediliyor.
Bu bağlamda, Filistin Ayrım Duvarı ve Yerleşim Birimleriyle Mücadele Heyeti, geçtiğimiz Temmuz ayı boyunca Siyonist ordu ve yerleşimcilerin Filistinlilere, topraklarına ve mülklerine karşı toplam 2.256 saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu.
UNRWA Üzerindeki Baskı da Sürüyor:
Diğer taraftan, UNRWA ile bağlantılı kurumlara yönelik siyonist eylemler de devam ediyor. Siyonist güçler, Kudüs'ün kuzeyinde yer alan Kalendiyâ/ قلنديا Eğitim Merkezi'ne baskın düzenleyerek kapılarını kapattı ve binanın içine gözetleme kameraları yerleştirdi.
UNRWA, Siyonist güçlerin merkeze girerken yasa dışı eylemlerde bulunduğunu ve binanın bazı bölümlerine zarar verdiğini bildirdi. Kalendiyâ Eğitim Merkezi, 1952'den bu yana faaliyet gösteriyor ve 70 yılı aşkın bir süredir Filistinli mülteciler için mesleki eğitim ve öğretimin hayati bir merkezi haline gelmiş durumda. Filistinli yetkililere göre, bu merkezden bugüne kadar 40.000'den fazla Filistinli mezun oldu.
Genel olarak tüm bu gelişmeler, Batı Şeria'daki krizin artık sadece yerleşimcilerin münferit saldırılarıyla mahdut kalmadığını net bir şekilde gözler önüne seriyor. Sahadaki şiddet eylemleri, askerî operasyonlar, dolaşım kısıtlamaları, Yahudi yerleşim yerlerinin genişletilmesi ve Filistin kurumları üzerindeki baskıların eş zamanlı olarak yürütülmesi; bizzat Siyonist güvenlik kurumlarının bile muhtemel yıkıcı sonuçları hakkında ikazlarda bulunduğu bir tablo yaratıyor.
GÜNCEL Durum Analizi
Anlattığımız bu durum, Batı Şeria'daki (الضفة الغربية- ed-Dıffetü'l-Garbiyye) krizin çok katmanlı yapısını ve tırmanan gerilimin arkasındaki dinamikleri çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.
Bu doğrultuda öne çıkan stratejik analiz başlıkları şunlardır:
A)- Sistematik ve Eş Güdümlü Kuşatma: Kusra ve el-Muğayir köylerindeki 20 günü aşan kuşatmalar ile UNRWA'ya ait eğitim kurumlarına yapılan baskınlar, olayların geçici asayiş problemlerinden ibaret olmadığını gösteriyor.
Bu durum, Filistinlilerin günlük hayat alanlarını daraltmaya yönelik planlı bir altyapı ve hareket kısıtlama stratejisinin uygulandığını kanıtlamaktadır.
B)- İsrâil Güvenlik Bürokrasisi ve Siyaset Çatışması:
Yukarıda ifade ettiğimiz, İsrâil askerî istihbarat kaynaklarının (Kanal 12 ve 13) ‘Kontrolü Kaybetme’ ve ‘Seçim Malzemesi Yapılma’ yönündeki uyarıları oldukça kritiktir.
Bu durum, İsrâil içindeki aşırı sağcı siyasi kanat ile ordunun/güvenlik kurumlarının bölgedeki tırmanışın doğuracağı kitlesel bir halk ayaklanması yani Üçüncü İntifada riskine dair derin bir görüş ayrılığı yaşadığını doğrulamaktadır.
C)- Coğrafi Parçalanma ve İlhak Politikası: Kermeye Yehûd/ كرميه يهود örneğinde anlatılan, mevcut yerleşim yerleri arasındaki boşlukların doldurulması stratejisi, uluslararası hukukta "Fiili İlhak (de facto annexation)”olarak tanımlanmaktadır.
Bu yerleşim kuşakları, Filistin/ فلسطين şehirlerinin el-Halîl/ الخليل, Nâblus/ نابلس ve diğerlerinin birbirleriyle olan coğrafi bağını tamamen kopararak gelecekte kurulması muhtemel bağımsız bir Filistin devletinin toprak bütünlüğünü fiziksel olarak imkânsız hale getirmeyi amaçlamaktadır.
D)- Kurumsal ve İnsani Baskı (UNRWA Hedefi):
Kalendiyâ/ قلنديا Eğitim Merkezi'ne yapılan müdahale, UNRWA'nın Batı Şeria'daki varlığını ve mültecilere sağladığı eğitim/sağlık gibi kritik hizmetleri baltalama girişimlerinin bir parçasıdır.
Kurumsal baskılar, bölgedeki sosyal çöküşü hızlandırma potansiyeline sahiptir.
