DİCLE ELKEKTİRK

İrân-ABD ATEŞKESİ Kalıcı mı Olacak Yoksa Geçici mi?

KIR'ATIM GÜNCEL HABERLER (KIRATIM HABER) - KIR'ATIM GAZETESİ | 09.04.2026 - 13:50, Güncelleme: 09.04.2026 - 13:50
 

İrân-ABD ATEŞKESİ Kalıcı mı Olacak Yoksa Geçici mi?

Donald Trump, iki haftadır İrân'ın Hürmüz Boğazı'nı açmaması halinde ülkenin enerji santrallerini bombalamak ve ülkeyi "Taş Devri'ne" döndürmekle tehdit ediyordu.
Salı sabahı, ültimatomun bitimine 12 saat kala, ABD Başkanı sosyal medyada şu uyarıda bulundu: "Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak." Ancak 90 dakikadan az bir süre kala Trump, ABD-İsrâil'in İrân'a karşı savaşını -en azından şimdilik- aniden sona erdirdi. "Hürmüz Boğazı'nın Tamamen, Derhal ve Güvenli Bir Şekilde Yeniden Açılması" şartıyla iki haftalık bir ATEŞKES ilan etti. İrân da ATEŞKESİ doğruladı ve boğazdan geçişin "Teknik Kısıtlamalarla" da olsa yeniden başlayacağını duyurdu; bu kısıtlamaların niteliği ise belirsizliğini koruyor. Ortadoğu Barışının Tek Kaybedeni Netİnyahu Ortadoğu'nun alışılagelmiş geleneğine uygun olarak, ATEŞKES daha FAZLA ATEŞLE BAŞLADI: Katar, Suudi Arabistan Âile Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrâil'de İRÂN'ın yakın saldırılarına dair uyarılar yankılandı. Ancak çok geçmeden İrân devlet televizyonu, İrân liderliğinin silahlı kuvvetlerine ATEŞKES EMRİ verdiğini duyurdu. İrânlı yetkililer, savaşın kalıcı olarak sona ermesi için görüşmelerin Cuma günü Pakistan'ın başkenti İslamabad'da başlayacağını söyledi. Şimdi soru şu: Görüşmeler Sonuçlandırılabilecek mi, Yoksa Mevcut ATEŞKES Bitmek Bilmeyen Bir Fırtınada Sadece Bir Nefeslik Sakinlik mi Olacak? Tahmin edilebileceği gibi, her iki taraf da ZAFER ilan etmekte gecikmedi. Amerikan anlatısında, Trump'ın ‘ÇILGIN’ dış politika yaklaşımı işe yaradı: İRÂN'ı kapsamlı bir ATEŞKES olmaksızın boğazı yeniden açmaya zorladı. İRÂN'da ise anlatı tam tersiydi: Teslim olan Trump oldu. Tahran'ın Basra Körfezi'ndeki enerji santrallerine ve tuz arıtma tesislerine yönelik saldırı tehditleri, ABD başkanının ültimatomunu yerine getirmesini engelledi. Her halükarda, ATEŞKES Ortadoğu'daki herkes için bir rahatlama olurdu, belki de bunu kabul etmekten başka seçeneği olmayan İsrâil Başbakanı Binyamin Netİnyahu hariç. ABD ve İrân arasında arabuluculuk rolü oynayan Pakistan, ATEŞKESİN İsrâil'in Lübnân'daki savaşına da son vereceğini söylüyor; bu savaşta 1500'den fazla insan öldü ve bir milyon kişi yerinden edildi. İSRÂİL bunu hemen reddederek ATEŞKESİN Lübnân'ı KAPSAMADIĞINI iddia etti. İSLAMABAD Görüşmeleri Evvelinde İRÂN ve ABD Pozisyonları Arasındaki Astronomik Mesafe İslamabad'daki görüşmeler eğer gerçekleşirse, en hafif tabirle, KARMAŞIK olacak. Son haftalarda ABD ve İRÂN, savaşı sona erdirmek için çeşitli teklifler sundular ve pozisyonları astronomik derecede birbirinden uzak. Trump'ın açıklamasının en çarpıcı kısmı, İRÂN'ın on maddelik teklifini "Müzakereler İçin Pratik Bir Temel" olarak nitelendirmesiydi. Bu maddeler arasında: “Hürmüz Boğazı'nın İRÂN Kontrolünde Kalması, Tahran'ın Uranyum Zenginleştirme Hakkının Tanınması ve Amerikan Güçlerinin Bölgedeki Üslerinden Çekilmesi” yer alıyor. Bunların her biri, nihai anlaşmaya dâhil edilirse, ABD için büyük bir TAVİZ anlamına gelecektir. Ancak, İRÂN'ın taleplerini görüşmeyi kabul etmek, Trump'ın bunları nihayetinde kabul edeceği anlamına gelmiyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin de kendi talepleri var; bunlar arasında İRÂN'ın “URANYUM ZENGİNLEŞTİRMEYİ TAMAMEN DURDURMASI” da bulunuyor. Her iki taraf da mevcut pozisyonlarında ısrar ederse, görüşmeler savaşın hemen öncesinde, Şubat ayında ulaşılan aynı ÇIKMAZA girebilir. İRÂN'ın nükleer programı, müzakerelerin tek MÜHİM konusu olmayacak. Tahran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden GEÇİŞ ÜCRETİ toplamaya devam etmek istiyor; bu da yıllık milyarlarca dolarlık bir gelir kaynağı olabilir. Bu nedenle, geçiş ücretinden vazgeçmeyi teklif etmek akıllıca bir MÜZAKERE TAKTİĞİ olabilir. İran, savaşın gölgesi dışında daha önce hiç yapmadığı bir şeyi yapmayı bırakmayı kabul eder. Bu şekilde, gerçek bir maliyet olmadan bir taviz verilmiş olur. Petrol Fiyatları %13 Düştü; Yatırımcıların ATEŞKES Sevinci KISA Sürdü ABD'nin müzakerelerdeki en büyük kozu, yaptırımların geniş çaplı bir şekilde hafifletilmesidir. İRÂN ekonomisi muharebeden evvel bile çalkantı halindeydi ve altyapısı ile hayati önem taşıyan çelik ve petrokimya endüstrileri şimdi ciddi şekilde zarar görmüş durumda. Yaptırımların kaldırılması, yeniden yapılanma için çok ihtiyaç duyulan yatırımların önünü açabilir. Bu, Washington'da oldukça tartışmalı bir konu olabilir. Sertlik yanlısı Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham, Kongre'nin herhangi bir anlaşmayı incelemesi çağrısında bulundu bile. Görüşmelerin önünde mühim mânialar bulunmasına rağmen, her iki tarafın da muvaffakiyet konusunda iyimser olmak için geçerli nedenleri var. Donald Trump'ın başlangıçta tahmin ettiğinden daha uzun süren savaş, ABD Başkanı'nın 14 Mayıs'ta planlanan Pekin ziyaretinden önce çatışmayı kati olarak çözmeye kararlı olması sebebiyle Beyaz Saray için ciddi bir endişe kaynağı haline geldi. Amerika Birleşik Devletleri'nde İRÂN'daki savaşın devam etmesi popüler değil. Son anketler, Amerikan vatandaşlarının yalnızca %34'ünün bunu desteklediğini gösteriyor. Öte yandan İRÂN için, çatışmanın tam ölçekli bir şekilde yeniden başlaması felaket olurdu. Washington ve Tel Aviv, İRÂN'ın ekonomik tesislerine yönelik saldırılarının kapsamını neredeyse kesin olarak genişleteceklerdir; Tahran da buna karşılık olarak Körfez ülkelerine simetrik saldırılar düzenleyerek sadece savaşın alevlerini körüklemekle kalmayacak, aynı zamanda küresel petrol piyasasında fiyat ŞOK dalgası yaratacaktır. ATEŞKES ilanının ardından enerji tüccarları arasında adeta bir endişe barajı yıkılmış gibi bir coşku yaşandı. Brent petrol fiyatları, ilanın ardından geçen saatlerde yüzde 13 düşerek 11 Mart'tan bu yana ilk kez varil başına 95 doların altına indi. Ancak sahadaki gerçeklik, bu iyimser rakamlardan bile daha vahim. Altı haftalık savaşın yol açtığı yıkımı onarmak için iki hafta yeterli değil. Petrol şirketlerinin hasarlı tesisleri onarması ve üretime yeniden başlaması aylar sürecek. Bazı tankerler şu anda gezegenin yanlış yerinde; örneğin, alternatif bir yük yüklemek için rotalarını dünyanın diğer tarafına, Amerika Birleşik Devletleri'ne çevirdi. Diğerleri ise daha temkinli davranıyor, ATEŞKESİN bozulmaması durumunda yeni bir abluka ve kapanmaya maruz kalmaktan korkarak Basra Körfezi sularına yeniden girmekten çekiniyorlar. Ve eğer müzakereciler kalıcı, uzun vadeli bir ANLAŞMAYA VARAMAZLARSA, enerji piyasalarındaki bu geçici coşku kısa vadeli bir heves olmaktan öteye geçmeyecektir.
Donald Trump, iki haftadır İrân'ın Hürmüz Boğazı'nı açmaması halinde ülkenin enerji santrallerini bombalamak ve ülkeyi "Taş Devri'ne" döndürmekle tehdit ediyordu.

Salı sabahı, ültimatomun bitimine 12 saat kala, ABD Başkanı sosyal medyada şu uyarıda bulundu:
"Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak."
Ancak 90 dakikadan az bir süre kala Trump, ABD-İsrâil'in İrân'a karşı savaşını -en azından şimdilik- aniden sona erdirdi. "Hürmüz Boğazı'nın Tamamen, Derhal ve Güvenli Bir Şekilde Yeniden Açılması" şartıyla iki haftalık bir ATEŞKES ilan etti. İrân da ATEŞKESİ doğruladı ve boğazdan geçişin "Teknik Kısıtlamalarla" da olsa yeniden başlayacağını duyurdu; bu kısıtlamaların niteliği ise belirsizliğini koruyor.

Ortadoğu Barışının Tek Kaybedeni Netİnyahu
Ortadoğu'nun alışılagelmiş geleneğine uygun olarak, ATEŞKES daha FAZLA ATEŞLE BAŞLADI:
Katar, Suudi Arabistan Âile Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrâil'de İRÂN'ın yakın saldırılarına dair uyarılar yankılandı. Ancak çok geçmeden İrân devlet televizyonu, İrân liderliğinin silahlı kuvvetlerine ATEŞKES EMRİ verdiğini duyurdu. İrânlı yetkililer, savaşın kalıcı olarak sona ermesi için görüşmelerin Cuma günü Pakistan'ın başkenti İslamabad'da başlayacağını söyledi.
Şimdi soru şu:
Görüşmeler Sonuçlandırılabilecek mi, Yoksa Mevcut ATEŞKES Bitmek Bilmeyen Bir Fırtınada Sadece Bir Nefeslik Sakinlik mi Olacak?
Tahmin edilebileceği gibi, her iki taraf da ZAFER ilan etmekte gecikmedi.
Amerikan anlatısında, Trump'ın ‘ÇILGIN’ dış politika yaklaşımı işe yaradı: İRÂN'ı kapsamlı bir ATEŞKES olmaksızın boğazı yeniden açmaya zorladı.
İRÂN'da ise anlatı tam tersiydi: Teslim olan Trump oldu. Tahran'ın Basra Körfezi'ndeki enerji santrallerine ve tuz arıtma tesislerine yönelik saldırı tehditleri, ABD başkanının ültimatomunu yerine getirmesini engelledi.
Her halükarda, ATEŞKES Ortadoğu'daki herkes için bir rahatlama olurdu, belki de bunu kabul etmekten başka seçeneği olmayan İsrâil Başbakanı Binyamin Netİnyahu hariç.
ABD ve İrân arasında arabuluculuk rolü oynayan Pakistan, ATEŞKESİN İsrâil'in Lübnân'daki savaşına da son vereceğini söylüyor; bu savaşta 1500'den fazla insan öldü ve bir milyon kişi yerinden edildi. İSRÂİL bunu hemen reddederek ATEŞKESİN Lübnân'ı KAPSAMADIĞINI iddia etti.

İSLAMABAD Görüşmeleri Evvelinde İRÂN ve ABD Pozisyonları Arasındaki Astronomik Mesafe
İslamabad'daki görüşmeler eğer gerçekleşirse, en hafif tabirle, KARMAŞIK olacak. Son haftalarda ABD ve İRÂN, savaşı sona erdirmek için çeşitli teklifler sundular ve pozisyonları astronomik derecede birbirinden uzak.
Trump'ın açıklamasının en çarpıcı kısmı, İRÂN'ın on maddelik teklifini "Müzakereler İçin Pratik Bir Temel" olarak nitelendirmesiydi. Bu maddeler arasında:
“Hürmüz Boğazı'nın İRÂN Kontrolünde Kalması, Tahran'ın Uranyum Zenginleştirme Hakkının Tanınması ve Amerikan Güçlerinin Bölgedeki Üslerinden Çekilmesi” yer alıyor. Bunların her biri, nihai anlaşmaya dâhil edilirse, ABD için büyük bir TAVİZ anlamına gelecektir.
Ancak, İRÂN'ın taleplerini görüşmeyi kabul etmek, Trump'ın bunları nihayetinde kabul edeceği anlamına gelmiyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin de kendi talepleri var; bunlar arasında İRÂN'ın “URANYUM ZENGİNLEŞTİRMEYİ TAMAMEN DURDURMASI” da bulunuyor. Her iki taraf da mevcut pozisyonlarında ısrar ederse, görüşmeler savaşın hemen öncesinde, Şubat ayında ulaşılan aynı ÇIKMAZA girebilir.
İRÂN'ın nükleer programı, müzakerelerin tek MÜHİM konusu olmayacak. Tahran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden GEÇİŞ ÜCRETİ toplamaya devam etmek istiyor; bu da yıllık milyarlarca dolarlık bir gelir kaynağı olabilir. Bu nedenle, geçiş ücretinden vazgeçmeyi teklif etmek akıllıca bir MÜZAKERE TAKTİĞİ olabilir. İran, savaşın gölgesi dışında daha önce hiç yapmadığı bir şeyi yapmayı bırakmayı kabul eder. Bu şekilde, gerçek bir maliyet olmadan bir taviz verilmiş olur.

Petrol Fiyatları %13 Düştü; Yatırımcıların ATEŞKES Sevinci KISA Sürdü
ABD'nin müzakerelerdeki en büyük kozu, yaptırımların geniş çaplı bir şekilde hafifletilmesidir. İRÂN ekonomisi muharebeden evvel bile çalkantı halindeydi ve altyapısı ile hayati önem taşıyan çelik ve petrokimya endüstrileri şimdi ciddi şekilde zarar görmüş durumda.
Yaptırımların kaldırılması, yeniden yapılanma için çok ihtiyaç duyulan yatırımların önünü açabilir. Bu, Washington'da oldukça tartışmalı bir konu olabilir. Sertlik yanlısı Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham, Kongre'nin herhangi bir anlaşmayı incelemesi çağrısında bulundu bile.
Görüşmelerin önünde mühim mânialar bulunmasına rağmen, her iki tarafın da muvaffakiyet konusunda iyimser olmak için geçerli nedenleri var. Donald Trump'ın başlangıçta tahmin ettiğinden daha uzun süren savaş, ABD Başkanı'nın 14 Mayıs'ta planlanan Pekin ziyaretinden önce çatışmayı kati olarak çözmeye kararlı olması sebebiyle Beyaz Saray için ciddi bir endişe kaynağı haline geldi.
Amerika Birleşik Devletleri'nde İRÂN'daki savaşın devam etmesi popüler değil. Son anketler, Amerikan vatandaşlarının yalnızca %34'ünün bunu desteklediğini gösteriyor.
Öte yandan İRÂN için, çatışmanın tam ölçekli bir şekilde yeniden başlaması felaket olurdu.
Washington ve Tel Aviv, İRÂN'ın ekonomik tesislerine yönelik saldırılarının kapsamını neredeyse kesin olarak genişleteceklerdir; Tahran da buna karşılık olarak Körfez ülkelerine simetrik saldırılar düzenleyerek sadece savaşın alevlerini körüklemekle kalmayacak, aynı zamanda küresel petrol piyasasında fiyat ŞOK dalgası yaratacaktır.
ATEŞKES ilanının ardından enerji tüccarları arasında adeta bir endişe barajı yıkılmış gibi bir coşku yaşandı. Brent petrol fiyatları, ilanın ardından geçen saatlerde yüzde 13 düşerek 11 Mart'tan bu yana ilk kez varil başına 95 doların altına indi.
Ancak sahadaki gerçeklik, bu iyimser rakamlardan bile daha vahim. Altı haftalık savaşın yol açtığı yıkımı onarmak için iki hafta yeterli değil.
Petrol şirketlerinin hasarlı tesisleri onarması ve üretime yeniden başlaması aylar sürecek. Bazı tankerler şu anda gezegenin yanlış yerinde; örneğin, alternatif bir yük yüklemek için rotalarını dünyanın diğer tarafına, Amerika Birleşik Devletleri'ne çevirdi. Diğerleri ise daha temkinli davranıyor, ATEŞKESİN bozulmaması durumunda yeni bir abluka ve kapanmaya maruz kalmaktan korkarak Basra Körfezi sularına yeniden girmekten çekiniyorlar. Ve eğer müzakereciler kalıcı, uzun vadeli bir ANLAŞMAYA VARAMAZLARSA, enerji piyasalarındaki bu geçici coşku kısa vadeli bir heves olmaktan öteye geçmeyecektir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.