MAÜAkademide Siyonist Baskı Raporunu Kamuoyuyla Paylaştı
MAÜAkademide Siyonist Baskı Raporunu Kamuoyuyla Paylaştı
Mardin Artuklu Üniversitesi(MAÜ) ve Kadim Akademi iş birliğinde hazırlanan “Akademide Siyonist Baskı Raporu”, akademik özgürlüğe yönelik baskı ve sansür mekanizmalarını görünür kılmak ve kayıt altına almakve akademik dünyada yaşanan hak ihlallerine ilişkin kalıcı bir hafıza oluşturulmasıamacıyla İstanbul’da düzenlenen programda kamuoyuyla paylaşıldı.
İstanbul TUGVA Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, özellikle Batı akademisinde Filistin meselesi etrafında şekillenen baskı mekanizmaları ve akademik özgürlüğün karşı karşıya olduğu tehditler ele alındı.
MAÜ ve Kadim Akademi iş birliğiyle hazırlanan “Akademide Siyonist Baskı Raporu’nun ilk çalışmasını, MAÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nur Kabaktepe ve MAÜ İİBF akademisyeni Dr. Menderes Kurt katılımcılara aktardı.
Basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği programa üniversite rektörleri ve akademisyenler ile STK yöneticileri katılım gösterdi.
Akademide yaşanan baskı ve sansür mekanizmalarını konu alan rapor; akademisyenlerin maruz kaldığı idari yaptırımlardan dijital fişlemelere, bağışçı baskısından “antisemitizm” kavramının bir susturma aracı olarak kullanılmasına kadar geniş bir hak ihlali alanını ele aldığı belirtildi. Çalışmada ayrıca akademik dünyada “Filistin İstisnası” olarak ifade edilen çifte standardın kurumsal veriler ve vaka analizleri üzerinden ortaya konulması çarpıcı bir bilgi olarak öne çıktı.
Raporda, 7 Ekim sonrasında kampüslerde yaşanan gelişmeler, “Kampüs İntifadası” olarak ifade edilen hareketlilik ve kampüslerdeki polis müdahaleleri de ele alınarak akademik özgürlüğün sınırları sorgulanıyor. Çalışma, üniversitelerin özerkliğinin korunması, sömürgeci söylemlere karşı durulması ve hakikatin savunulması bakımından akademi paydaşları için bir başvuru kaynağı ve hafıza çalışması niteliği taşıdığı belirtildi.
Raporun akademik özgürlüğün korunması ve akademide yaşanan baskıların kayıt altına alınması bakımından önemli bir çalışma olduğunu belirten Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar,
“"Siyonizm sorunu bilginin üretim süreçlerini belirleme mücadelesidir. Gazze'de yaşananlar karşısında küresel sistemin ve üniversitelerin tutumu ciddi bir varoluşsal tehdit oluşturmaktadır. Siyonizm sorunu yalnızca bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda hangi hakikatin meşru kabul edileceğini tayin etme mücadelesidir. Yükseköğretim kurumlarının tarafsızlık maskesi ardında büyük bir ahlaki çöküş yaşanmakta ve akademik kurumlar siyonizmin çıkarlarına hizmet eden birer "entelektüel kışlaya" dönüştürülmektedir. Akademi, hakikatin özgürce araştırıldığı, farklı düşüncelerin ifade edilebildiği ve eleştirel düşüncenin korunabildiği bir alan olmalıdır. Akademisyenlerin düşünceleri nedeniyle baskıya, sansüre veya çeşitli yaptırımlara maruz bırakılması, yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, aynı zamanda akademik özgürlüğe ve bilginin üretim süreçlerine yönelik ciddi bir tehdittir. Bu bakımdan Akademide Siyonist Baskı Raporu’nun, akademik dünyada yaşanan baskıların görünür kılınması ve gelecek kuşaklar açısından önemli bir hafıza oluşturulması bakımından kıymetli olduğunu düşünüyorum. Mardin Artuklu Üniversitesi olarak hakikatin, özgür düşüncenin ve akademik vicdanın yanında durmayı önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Akademide Siyonist Baskı Raporu”nun tek seferlik bir çalışma olarak kalmayacağının altını çizen Özcoşar, akademik dünyadaki gelişmelerin düzenli olarak takip edilerek raporunher yıl hazırlanıp yayımlanmasını veakademik özgürlüğe yönelik baskıların sistematik biçimde kayıt altına alınmasının planlandığını belirtti.
Filistin'e Destek Platformu Başkanı Sayın Osman Nuri Kabaktepe ise “Akademide Siyonist Baskı Raporu” tanıtım toplantısında katılımcılara hitap ederek şu ifadelere yer verdi:
“Tarihin artık onların yanında olmadığını gösteren günlerden birini bugün yaşıyoruz. Dolayısıyla tarih siyonizmin yanında değildir, siyonistlerin yanında değildir, siyonist hükümetlerin yanında değildir.Tarih geçmişte olduğu gibi bugün de siyonizmi terk ettive biz o günlerden birini bugün hep beraber yaşıyoruz.”
