MAÜ’de 15 Temmuz’un 10. Yılında “Milli İrade ve Demokrasi” Paneli
MAÜ’de 15 Temmuz’un 10. Yılında “Milli İrade ve Demokrasi” Paneli
Mardin Artuklu Üniversitesi, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yılı kapsamında düzenlediği panelde milli irade, devlet geleneği, toplumsal hafıza ve dini istismarın etkileri ele alındı. Akademisyenler, Türkiye’yi ayakta tutan en büyük gücün devlet bilinci ve sahih dini anlayış olduğunu vurguladı.
Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ), 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yılı dolayısıyla “İrade Bizim, Zafer Bizim” temasıyla anma programı ve panel düzenledi. Vali Kılıçlar Salonu’nda gerçekleştirilen programda, 15 Temmuz hain darbe girişimi; milli irade, demokrasi, devlet geleneği ve dini boyutlarıyla akademik perspektiften değerlendirildi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve 15 Temmuz direnişini anlatan kısa film gösterimiyle devam etti. Panelin moderatörlüğünü MAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hıdır Apak üstlenirken, konuşmacı olarak Doç. Dr. Necmettin Acar ile Doç. Dr. Fikret Özçelik yer aldı.

“15 Temmuz millet hafızasında önemli bir dönüm noktası”
Panelin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Hıdır Apak, Türkiye’nin geçmişte sık sık darbelerle karşı karşıya kaldığını, ancak 15 Temmuz’da milletin ortaya koyduğu iradeyle bu zincirin kırıldığını söyledi.
Aradan geçen 10 yılın yalnızca takvimde geçen bir süre olmadığını belirten Apak, 15 Temmuz’un gelecek nesillere aktarılması gereken önemli bir toplumsal hafıza olduğunu ifade etti. Bugünün çocuklarının güven içinde eğitim alabilmesinin ve geleceğe umutla bakabilmesinin, milletin ortak değerlerine sahip çıkmasının bir sonucu olduğunu dile getirdi.
“Türkiye’yi güçlü yapan devlet düşüncesidir”
Doç. Dr. Necmettin Acar ise konuşmasında Ortadoğu’da yaşanan devlet krizlerine dikkat çekerek, Türkiye’nin en büyük gücünün devlet geleneği olduğunu söyledi.
Acar, doğal kaynaklar, ekonomi ya da askeri kapasitenin tek başına yeterli olmadığını belirterek, devlet kurumlarıyla millet arasındaki bağı kuran devlet düşüncesinin Türkiye’nin en önemli gücü olduğunu ifade etti. Devlet yapısını içeriden zayıflatmayı amaçlayan girişimlerin toplumsal bütünlüğü hedef aldığını vurguladı.
“Dini istismarın panzehiri sahih bilgidir”
Doç. Dr. Fikret Özçelik ise konuşmasında darbeci yapılanmaların dini istismar yöntemlerini değerlendirdi. Batıni anlayışlarda aklın devre dışı bırakıldığını ve liderlerin sorgulanamaz hale getirildiğini belirten Özçelik, dini yasaklayarak değil, doğru dini bilgiyle bu tür yapıların önüne geçilebileceğini söyledi.
Toplumun dini konularda doğal bir arayış içerisinde olduğuna dikkat çeken Özçelik, bu ihtiyacın Kur’an ve sünnet merkezli, aşırılıktan uzak, sahih dini bilgilerle karşılanmasının önemine vurgu yaptı.
Sergi ziyaretiyle sona erdi
Programın kapanışında yeniden söz alan Prof. Dr. Hıdır Apak, 15 Temmuz darbe girişiminin yalnızca devlete değil, aynı zamanda milletin ortak değerlerine ve dini hassasiyetlerine yönelik bir saldırı olduğunu belirtti.
Anma programı, protokol üyeleri ile katılımcıların üniversite yerleşkesinde hazırlanan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü temalı sergiyi ziyaret etmesiyle sona erdi.
