"El Halil Abluka Altında" Çevrim İçi Etkinliği Gerçekleştirildi
"El Halil Abluka Altında" Çevrim İçi Etkinliği Gerçekleştirildi
Mardin İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen ve Türkiye genelindeki tüm "Kudüs Ben'im" projeleri ile öğrenci gruplarında ortaklaşa paylaşılarak geniş bir yankı uyandıran eğitim girişimi, anlamlı ve ulusal ölçekte bir çevrim içi buluşmaya daha ev sahipliği yaptı.
Çok sayıda paydaş kurum, okul topluluğu ve sivil toplum kuruluşunun desteklediği bu kapsamlı organizasyon, ülkemizin dört bir yanındaki gençlerin ve eğitimcilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
El Halil'in Sesi Doğrudan Sahadan Aktarıldı
07 Kasım Cumartesi günü saat 21.00'de Google Meet platformu üzerinden çevrim içi olarak düzenlenen buluşmanın konuğu, Filistin’in tarihî ve simge şehirlerinden biri olan El Halil’den katılan El Halilli esnaf Waseem oldu. "El Halil Abluka Altında: İşgalin Gölgesinde Bir Yaşam" başlıklı oturumda, bölgedeki ablukanın getirdiği gündelik zorluklar, sosyal ve ekonomik hayatın sürdürülebilirliğine yönelik engeller ile sahadan doğrudan insan manzaraları ilk elden paylaşıldı.
İşgalin ve Ablukanın Gölgesinde Yaşam Mücadelesi
Programda, İsrail askerleri tarafından El Halil'in tamamen ablukaya alınmasıyla esnafın kepenk açamadığı ve ticaretin durma noktasına geldiği vurgulandı. Yoğun baskılar, kısıtlamalar ve süresiz gözaltılar ile gerekçesiz tutuklamaların eğitim hayatını sekteye uğrattığına dikkat çekilirken; sadece El Halil'de değil, Ramallah, Kudüs ve diğer bölgelerde de Müslümanların mülklerine, arazilerine ve canlarına yönelik sistematik saldırıların sürdüğü ifade edildi. Ayrıca "yerleşimci" adı altındaki grupların kırsaldaki arazileri gasp ettiği, hayvanlara yönelik vahşet uygulandığı ve ailelere ağır baskılar yapıldığı sahadan örneklerle aktarıldı.
Halilurrahman Camii'nin Tarihî Mirası ve Maruz Kaldığı Hak İhlalleri
Oturumda, Selahaddin Eyyubi tarafından inşa ettirilen ve Osmanlı Dönemi’nde "Dördüncü Harem" olarak kabul edilen Halilurrahman (İbrahim) Camii’nin yaşadığı trajediye geniş yer verildi. Hz. İbrahim, Hz. Yakup, Hz. İshak, Hz. Yusuf ve ailelerinin kabirlerinin bulunduğu caminin %60’ının 1994 yılındaki saldırının ardından Yahudilere tahsis edildiği, Müslümanlara sadece %40’lık bir alanın bırakıldığı belirtildi. Hz. Yakub, Hz. Yusuf ve annesinin kabirlerinin bulunduğu alanın Yahudilerin kontrolünde olduğu; Müslümanların burayı ancak izin verilirse yılda en fazla 10 gün ziyaret edebildiği, diğer günlerde ise kabirlere sadece bir pencereden bakılabildiği ifade edildi.
Cami içinde akşam ve yatsı ezanlarının okunmasına izin verilmediği, cumartesi günleri ise mescidin Müslümanlara tamamen kapatıldığı vurgulandı. 1994 yılında sabah namazında 29 kişinin katledildiği silahlı eylemi gerçekleştiren teröristin mezarının mescide yakın bir yere gömülerek kutsanması ve İsrailli bakanlar tarafından idol olarak benimsenmesinin, terör faaliyetlerinin resmi makamlarca nasıl meşrulaştırıldığını açıkça gösterdiği dile getirildi.
Van YYÜ Kudüs Araştırmaları Topluluğunun Öncü Çalışmalarıyla Zenginleşen Ortak Organizasyon
Etkinliğin organizasyonunda önemli paydaşlar arasında yer alan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kudüs Araştırmaları Topluluğu, üniversite öğrencileri arasında Kudüs ve Filistin bilincini geliştirmek amacıyla yürüttüğü köklü faaliyetleriyle programa güç kattı. Temel amacı Kudüs'ün tarihî, dinî, coğrafi ve kültürel önemini araştırmak, tanıtmak ve Filistin meselesine ilişkin akademik ile toplumsal farkındalık oluşturmak olan Van YYÜ Kudüs Araştırmaları Topluluğu; daha önce hayata geçirdiği 16 bölümden oluşan "Gelin Kudüs'ü Konuşalım" online söyleşi programı, 13 haftalık "Gazze Mektebi" eğitim ve bilinçlendirme programı, özel yayınlar, kermesler, sergiler ve farklı öğrenci topluluklarıyla gerçekleştirilen ortak çalışmalarındaki tecrübesini bu ulusal buluşmaya taşıdı.
Türkiye'den Gelen Ziyaretçilerin ve Dayanışmanın Önemi
Programda ayrıca Türkiye’den bölgeye gelen ziyaretçilerin yerel halka moral, güç ve destek sağladığına dikkat çekildi. Türk ziyaretçilerin varlığının İsrail makamlarının baskı ve eziyetlerini bir nebze azalttığı; geçmişte gerçekleştirilen protestoların kapalı tutulan caminin yeniden ibadete açılmasında etkili olduğu ifade edildi. Türk vatandaşlarının buraları sıradan bir turistik mekân değil, kendi evleri ve ata yadigârı olarak gördükleri vurgulanarak, ümmetin emaneti olan bu coğrafyaya yönelik sık ziyaret çağrısında bulunuldu.
Türkiye Geneli "Kudüs Ben'im" Ağlarında Ortak Heyecan
Afişte yer alan ve Türkiye genelindeki "Kudüs Ben'im" projelerinin paydaşı olan pek çok eğitim platformu, üniversite topluluğu, okul ve öğrenci gruplarının ortak iradesiyle duyurulan etkinlik, ulusal düzeyde büyük bir buluşma platformuna dönüştü. Çeşitli illerden, üniversitelerden ve okullardan katılan yüzlerce genç, akademisyen ve eğitimci, El Halil'deki esnafın ve halkın direniş ruhunu, karşılaştıkları hak ihlallerini ve bölgedeki yaşam mücadelesini doğrudan dinleme fırsatı buldu.
Karşılıklı soru-cevap bölümleri, duygu dolu değerlendirmeler ve iyi dilek temennileriyle tamamlanan bu anlamlı buluşma, "Kudüs Ben'im" projesinin 2026-2027 eğitim öğretim yılındaki kararlı, bilinçlendirici ve ufuk açıcı ulusal faaliyetleri arasında yerini aldı.
