FON'da Raks, TUZSUZ DELİ BEKİR Rakkâs!

KIR'ATIM GÜNCEL HABERLER (KIRATIM HABER) - KIR'ATIM GAZETESİ | 01.10.2026 - 09:02, Güncelleme: 01.10.2026 - 09:02 169 kez okundu.
 

FON'da Raks, TUZSUZ DELİ BEKİR Rakkâs!

(Sahne açılır. Pişekâr ağırbaşlı ve kibar üslubuyla elindeki şakşağı şaklatarak seyirciyi selamlar. Kavuklu arkadan fırtına gibi girer.)
PİŞEKÂR: (Şakşağını şaklatır) Vay efendim, amme-i nâsa hürmetler! Sefalar getirdiniz marifet meydanımıza. Bakalım bugün palangamıza kimler teşrif edecek... Vay, karşıdan gelen bizim Kavuklu Hamdi değil mi?   KAVUKLU: (Kavuğu eğrilmiş, telaşla girer) Yahu Pişekâr, ne bağırıp durursun sabah sabah meydande? Kulaklarımın zarı çatladı, ne o öyle 'salangaya manda mı geçecek' diyorsun?   PİŞEKÂR: İlahi Hamdi, manda değil palanga dedim! Yani oyun alanımız. Hani diyorum şu mahallemizin neşesi, her bastığı yerde yeri göğü inleten meşhur rakkasemiz 'Şiki Şak Şak Hanım' buralardan geçecekti, gördün mü?   KAVUKLU: Kim geçmiş? İki bakraç süt mü geçmiş? Yahu sabah sabah karnım aç, sütten bahsetme bana! Cüzdanı borsada batırdık, rüyamda Kadîm Mısır’ın cüce tanrısı Bes’i görüp 'Bana borsa tüyosu veriyor' diye hisseye daldım. Grafik mumya gibi çakıldı be Pişekâr!   (Tam bu sırada zurna acı ve ağır bir Külhanbeyi havası çalmaya başlar. Sahneye elinde yatağan bıçağı yerine devasa bir borsa grafiği panosuyla, ağır ve heybetli adımlarla Tuzsuz Deli Bekir girer. Omuzunda ceketi, gözlerinde şimşekler vardır.) TUZSUZ DELİ BEKİR: (Nareyi öyle bir patlatır ki palanga titrer) Höyyttt! Bizim semtin horozu çoktur emmee kümesin beyi tektir! Raconu biz koyarız, hükmü biz keseriz evvelallah! Kimdir o Mısır tanrısından tüyo alıp benim ters pozisyonda kaldığım hisseyi alan gafil? Bizim kitabımızda geri vites yoktur, kurşun adres sormaz!   KAVUKLU: (Korkudan Pişekâr’ın arkasına sığınır) Eyvah Pişekâr! Bu gelen bizim mahallenin kasabı değil miydi yahu? Elindeki o grafik panosu ne öyle, satır gibi sallıyor?   TUZSUZ DELİ BEKİR: (Kavuklu’nun yakasına yapışır, gözlerini diker) Bre gafil, bre hercai! Sen misin o benim tahtasını kilitlediğim hisseyi tavan yaptıran, sonra da tabana çaktıran? Azdan az gider, çoktan çok gider be! Rüzgâr eken fırtına biçer! Konuş, paran nerde, yoksa bu canı buracıkta teslim mi edersin?   KAVUKLU: (Kekeleyerek) Abi vallahi para mara yok! Parayı Mısır tanrısı Bes yedi! Mişmiş yemiş, ballı şurup içmiş, paraları da tefinin içine pekiştirmiş!   TUZSUZ DELİ BEKİR: Gözüm görmesin, aklım almasın! Ben şimdi senin kafanda öyle bir def çalacağım ki, yedi ceddin beleşe zurna dinleyecek! Erkek adamın sözü bir olur, hesabı tez görülür!   (Müzik aniden kıvrak ve neşeli bir havaya döner. Zenne 'Şiki Şak Şak Hanım' gerdan kıra kıra, elindeki altın yaldızlı tefi Tuzsuz’un burnunun dibinde sallayarak girer.) ZENNE (ŞİKİ ŞAK ŞAK HANIM): Ayol durun be, mahallenin gülü geldi! Şiki şak şak, şiki şak şak... Tuzsuz abim, o elindeki keskin grafiği indir bakayım ayol, sinir tansiyon yapıyor! Bırak şu gariban Kavuklu’yu, onun cüzdanı zaten kurumuş, sıksan içinden sadece gri toz çıkar!   TUZSUZ DELİ BEKİR: (Zenne’yi görünce durulur, bıyığını burar ama fiyakasını bozmaz) Yahu Şiki Şak Şak Hanım, bu herif benim borsadaki itibarımı sıfırladı. Endeks bunun yüzünden ters döndü! Fakat madem sen araya girdin, delikanlılığın şanındandır, raconu esnetiriz!   ZENNE: Ayol bırak endeksi mendeksi Tuzsuz’um! Gel biz seninle vadeli işlemler piyasasında bir raks edelim. Sen bana tüyoları sökül, ben de sana şiki şak şak yapayım, paraları katlayalım!   KAVUKLU: (Arkadan kafasını uzatır) Hah! Tuzsuz abi, bak bu kadın tam senlik! Bunun kalça sallaması borsadaki dalgalanmadan daha azîm! Buna yatırım yap, kesin zengin olursun! Büyük oyna, büyük kazan derler.. En azından rüyana cüce tanrılar girmez, direkt bu hanım girer, uykun/ufkun açılır!   TUZSUZ DELİ BEKİR: Sözüm senettir! Doğru dersiniz! Hey gidi Şiki Şak Şak, al şu grafik panosunu, git hangi tahtayı istiyorsan uçur! Kaderimizde ne varsa o çekilir, evvelallah! Lakin eğer paralar batarsa, bu Kavuklu’yu da seni de köfte niyetine ızgaraya atarım, haberiniz olsun!   PİŞEKÂR: (Şakşağını patlatır) Hay koca Bekir be! Meydanımız şenlendi! Kavuklu Hamdi, madem kurtuldun, geç bakalım Şiki Şak Şak Hanım’ın arkasına, başla göbek atmaya!   KAVUKLU: İyi ya, madem öyle; Tuzsuz sallasın satırı 'tiki tak tak' diye, Şiki Şak Şak çalsın tefi 'şiki şak şak' diye, biz de paraları batıralım 'lak lak lak' diye! Haydi zurnacı, üfle coşkuyu!   (Zurna çalar, Tuzsuz elindeki panoyu havaya kaldırıp fiyakalı naralar atar, Zenne ortada fırıl fırıl döner, Kavuklu da kavuğunu havaya fırlatıp popo dansı yaparak oyunu bitirir...)
(Sahne açılır. Pişekâr ağırbaşlı ve kibar üslubuyla elindeki şakşağı şaklatarak seyirciyi selamlar. Kavuklu arkadan fırtına gibi girer.)
PİŞEKÂR: (Şakşağını şaklatır) Vay efendim, amme-i nâsa hürmetler! Sefalar getirdiniz marifet meydanımıza. Bakalım bugün palangamıza kimler teşrif edecek... Vay, karşıdan gelen bizim Kavuklu Hamdi değil mi?
 
KAVUKLU: (Kavuğu eğrilmiş, telaşla girer) Yahu Pişekâr, ne bağırıp durursun sabah sabah meydande? Kulaklarımın zarı çatladı, ne o öyle 'salangaya manda mı geçecek' diyorsun?
 
PİŞEKÂR: İlahi Hamdi, manda değil palanga dedim! Yani oyun alanımız. Hani diyorum şu mahallemizin neşesi, her bastığı yerde yeri göğü inleten meşhur rakkasemiz 'Şiki Şak Şak Hanım' buralardan geçecekti, gördün mü?
 
KAVUKLU: Kim geçmiş? İki bakraç süt mü geçmiş? Yahu sabah sabah karnım aç, sütten bahsetme bana! Cüzdanı borsada batırdık, rüyamda Kadîm Mısır’ın cüce tanrısı Bes’i görüp 'Bana borsa tüyosu veriyor' diye hisseye daldım. Grafik mumya gibi çakıldı be Pişekâr!
 
(Tam bu sırada zurna acı ve ağır bir Külhanbeyi havası çalmaya başlar. Sahneye elinde yatağan bıçağı yerine devasa bir borsa grafiği panosuyla, ağır ve heybetli adımlarla Tuzsuz Deli Bekir girer. Omuzunda ceketi, gözlerinde şimşekler vardır.)
TUZSUZ DELİ BEKİR: (Nareyi öyle bir patlatır ki palanga titrer) Höyyttt! Bizim semtin horozu çoktur emmee kümesin beyi tektir! Raconu biz koyarız, hükmü biz keseriz evvelallah!
Kimdir o Mısır tanrısından tüyo alıp benim ters pozisyonda kaldığım hisseyi alan gafil? Bizim kitabımızda geri vites yoktur, kurşun adres sormaz!
 
KAVUKLU: (Korkudan Pişekâr’ın arkasına sığınır) Eyvah Pişekâr! Bu gelen bizim mahallenin kasabı değil miydi yahu? Elindeki o grafik panosu ne öyle, satır gibi sallıyor?
 
TUZSUZ DELİ BEKİR: (Kavuklu’nun yakasına yapışır, gözlerini diker) Bre gafil, bre hercai! Sen misin o benim tahtasını kilitlediğim hisseyi tavan yaptıran, sonra da tabana çaktıran? Azdan az gider, çoktan çok gider be! Rüzgâr eken fırtına biçer! Konuş, paran nerde, yoksa bu canı buracıkta teslim mi edersin?
 
KAVUKLU: (Kekeleyerek) Abi vallahi para mara yok! Parayı Mısır tanrısı Bes yedi! Mişmiş yemiş, ballı şurup içmiş, paraları da tefinin içine pekiştirmiş!
 
TUZSUZ DELİ BEKİR: Gözüm görmesin, aklım almasın! Ben şimdi senin kafanda öyle bir def çalacağım ki, yedi ceddin beleşe zurna dinleyecek! Erkek adamın sözü bir olur, hesabı tez görülür!
 
(Müzik aniden kıvrak ve neşeli bir havaya döner. Zenne 'Şiki Şak Şak Hanım' gerdan kıra kıra, elindeki altın yaldızlı tefi Tuzsuz’un burnunun dibinde sallayarak girer.)
ZENNE (ŞİKİ ŞAK ŞAK HANIM): Ayol durun be, mahallenin gülü geldi! Şiki şak şak, şiki şak şak... Tuzsuz abim, o elindeki keskin grafiği indir bakayım ayol, sinir tansiyon yapıyor! Bırak şu gariban Kavuklu’yu, onun cüzdanı zaten kurumuş, sıksan içinden sadece gri toz çıkar!
 
TUZSUZ DELİ BEKİR: (Zenne’yi görünce durulur, bıyığını burar ama fiyakasını bozmaz) Yahu Şiki Şak Şak Hanım, bu herif benim borsadaki itibarımı sıfırladı. Endeks bunun yüzünden ters döndü! Fakat madem sen araya girdin, delikanlılığın şanındandır, raconu esnetiriz!
 
ZENNE: Ayol bırak endeksi mendeksi Tuzsuz’um! Gel biz seninle vadeli işlemler piyasasında bir raks edelim. Sen bana tüyoları sökül, ben de sana şiki şak şak yapayım, paraları katlayalım!
 
KAVUKLU: (Arkadan kafasını uzatır) Hah! Tuzsuz abi, bak bu kadın tam senlik! Bunun kalça sallaması borsadaki dalgalanmadan daha azîm! Buna yatırım yap, kesin zengin olursun! Büyük oyna, büyük kazan derler.. En azından rüyana cüce tanrılar girmez, direkt bu hanım girer, uykun/ufkun açılır!
 
TUZSUZ DELİ BEKİR: Sözüm senettir! Doğru dersiniz! Hey gidi Şiki Şak Şak, al şu grafik panosunu, git hangi tahtayı istiyorsan uçur! Kaderimizde ne varsa o çekilir, evvelallah! Lakin eğer paralar batarsa, bu Kavuklu’yu da seni de köfte niyetine ızgaraya atarım, haberiniz olsun!
 
PİŞEKÂR: (Şakşağını patlatır) Hay koca Bekir be! Meydanımız şenlendi! Kavuklu Hamdi, madem kurtuldun, geç bakalım Şiki Şak Şak Hanım’ın arkasına, başla göbek atmaya!
 
KAVUKLU: İyi ya, madem öyle; Tuzsuz sallasın satırı 'tiki tak tak' diye, Şiki Şak Şak çalsın tefi 'şiki şak şak' diye, biz de paraları batıralım 'lak lak lak' diye! Haydi zurnacı, üfle coşkuyu!
 
(Zurna çalar, Tuzsuz elindeki panoyu havaya kaldırıp fiyakalı naralar atar, Zenne ortada fırıl fırıl döner, Kavuklu da kavuğunu havaya fırlatıp popo dansı yaparak oyunu bitirir...)
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.