Kanaat önderi Mirzooğlu, Öfke Kontrolü İçin Çağrıda Bulundu
Kanaat önderi Mirzooğlu, Öfke Kontrolü İçin Çağrıda Bulundu
Mardin'in önde gelen isimlerinden Kanaat önderi Mehmet Erol Mirzooğlu, ülke genelinde ve özellikle bölgemizde sık sık cereyan eden hadiseler nedeniyle önemli açıklamalarda bulundu. Mirzooğlu, toplumun her kesimine “Öfke Kontrolü” çağrısında bulundu.
Kanaat önderi Mehmet Erol Mirzooğlu, bölgede son zamanlarda yaşanan ve toplumda üzüntüye neden olan olayların temelinde öfke, tahammülsüzlük ve iletişim sorunlarının bulunduğuna dikkat çekti. Mirzooğlu, aileden eğitim kurumlarına, kanaat önderlerinden kamu kurumlarına kadar herkesin bu konuda duyarlı olmasını istedi.
Bölgenin tarih boyunca misafirperverliği, akrabalık ve komşuluk ilişkileri, yardımlaşma ve dayanışma kültürüyle anıldığını belirten Mirzooğlu, bu değerlerin bir anlık öfke nedeniyle zarar görmemesi gerektiğini ifade etti.
Toplumun sahip olduğu güçlü sosyal bağların korunması gerektiğini vurgulayan Mirzooğlu, “İyilikle, güzellikle ve misafirperverliğiyle anılan bölgemiz, son zamanlarda yaşanan nahoş olaylarla anılmayı kesinlikle hak etmiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Öfkenin yalnızca bireysel bir mesele olmadığını, kontrol edilemediğinde aileye ve daha geniş toplumsal yapılara yayıldığını belirten Mirzooğlu, basit sebeplerle başlayan tartışmaların zaman zaman büyüyerek ciddi sonuçlara yol açabildiğine dikkat çekti.
Öfkeyle mücadelede en önemli adımın eğitim olduğunu belirten Mirzooğlu, çocukların küçük yaşlardan itibaren bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Mirzooğlu, Millî Eğitim Bakanlığı’nın öfke kontrolü konusunu eğitim müfredatında daha etkin şekilde ele alması gerektiğini belirterek, ilkokulun son dönemlerinden itibaren ortaokul ve lise çağındaki öğrencilere yönelik çalışmalar yapılması çağrısında bulundu.
Yükseköğretim Kurulu ve üniversitelere de görev düştüğünü ifade eden Mirzooğlu, özellikle akran zorbalığı, şiddet eğilimi, öfke yönetimi ve sağlıklı iletişim konularında bilimsel araştırmalar yapılması gerektiğini kaydetti.
Öfke anında söylenen sözlerin çoğu zaman telafisi güç kırgınlıklara yol açtığını belirten Mirzooğlu, insanların konuşmadan önce düşünmesi gerektiğini vurguladı.
Mirzooğlu, öfke anında kontrol mekanizmasının devreye girmesi gerektiğini belirterek, “Beyin ile dil arasında ince bir elek bulunması şarttır. Beyne gelen her şey dillendirilmemelidir” ifadelerini kullandı.
Kişinin yalnızca insanların yüzüne karşı değil, gıyaplarında da aynı ahlaki hassasiyeti göstermesi gerektiğini dile getiren Mirzooğlu, bunun insanın karakterini ve toplumdaki güven duygusunu güçlendireceğini söyledi.
Öfkenin aile içerisinde de ciddi sorunlara yol açabildiğine işaret eden Mirzooğlu, ebeveynlerin davranışlarının çocuklar üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini belirtti.
Aile reisleri, aile ve sülale büyükleri, aşiret reisleri, âlimler, kanaat önderleri, din adamları, bilim insanları, iş insanları, siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşlarının bu konuda ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Mirzooğlu, toplumun önde gelen isimlerinin özellikle gençlere doğru örnek olması gerektiğini söyledi.
Taziye evlerinin de toplumsal bilinç oluşturmak için önemli bir fırsat olduğunu belirten Mirzooğlu, bu ortamlarda sabır, kardeşlik, hoşgörü ve öfke kontrolü konularının gündeme getirilmesini önerdi.
Toplumda istişare kültürünün yeniden güçlendirilmesi gerektiğini de vurgulayan Mirzooğlu, insanların farklı görüşleri dinlemesinin ve ortak akla değer vermesinin önemine dikkat çekti.
Kibir, hırs, riya, kendini üstün görme ve sorgulanamazlık anlayışının toplumsal huzuru zedelediğini belirten Mirzooğlu, hiç kimsenin kendisini toplumun üzerinde görmemesi gerektiğini ifade etti.
Öfkenin karşısında sabır, merhamet, hoşgörü, kardeşlik ve güzel ahlakın bulunduğunu belirten Mirzooğlu, toplumun güçlü ortak değerlerine sahip çıkılması gerektiğini söyledi.
Akrabalık bağları, sıla-i rahim, komşuluk ilişkileri, yardımlaşma, hayır ve hasenat, ahde vefa, dostluk ve hatırşinaslık gibi değerlerin toplumun en önemli ortak paydaları olduğunu ifade eden Mirzooğlu, bu değerlerin korunması çağrısında bulundu.
Mirzooğlu açıklamasını şu mesajla tamamladı: “Sevelim, sevilelim, sevinelim, sevindirelim. Dünya kimseye kalmıyor. Ölüm gerçeği ortadayken kibirlenmenin, hırsın ve bir anlık öfkenin kimseye faydası yoktur. Gelin, elimizdeki en büyük miras olan insanlığımızı koruyalım. Bir anlık öfkeyi ailemize, akrabalarımıza ve toplumumuza sirayet eden büyük bir soruna dönüştürmeyelim.”
Mirzooğlu, toplumun mayasının sağlam olduğunu belirterek, sabır, tahammül, istişare, kardeşlik ve güzel ahlakın güçlendirilmesiyle daha huzurlu bir toplumsal yapının mümkün olduğunu ifade etti.
