KUR'ÂN EN BÜYÜK KLAVUZDUR
KUR'ÂN EN BÜYÜK KLAVUZDUR
KUR'ÂN EN BÜYÜK KLAVUZDUR
“Eğer Biz, Bu KUR’ÂN’ı Bir Dağa İndirseydik, Kesinlikle Sen Onu ALLÂH Korkusundan, İTAAT Ederek ‘Yarılıp Çatladığını’ Görürdün!
İşte Bu Misâlleri; Ümit Edilir ki, Düşünsünler Diye İnsanlara Verip Anlatıyoruz.
O ALLÂH ki, O’ndan Başka İLÂH Yok!
Gaybı ve Müşahede Edileni BİLEN’dir.
O RAHMÂN’dır, RAHÎM’dir.
(HAŞR: 21-22)
&
TEFSİR
ÂYET: 21 - {Yüce ALLÂH, KUR'ÂN'ın önem ve yüksek mertebesini vurgulayarak, içinde barındırdığı kesin vaat ve uyarılar nedeniyle kalplerin onun karşısında tevazuya varması ve onu işittiklerinde sarsılması gerektiğini buyurur:
(Eğer Biz, Bu KUR’ÂN’ı Bir Dağa İndirseydik, Kesinlikle Sen Onu ALLÂH Korkusundan, İTAAT Ederek ‘Yarılıp Çatladığını’ Görürdün! / لو أنزلنا هذا القرآن على جبل لرأيته خاشعا متصدعا من خشية الله)
Yani: Eğer dağ, tüm kalınlık ve sertliğiyle bu KUR'ÂN'ı anlayıp içindekileri düşünebilseydi, ALLÂH'tan korkarak alçalır ve yarılırdı. Öyleyse ey insanlar, ALLÂH'ın emrini anladığınız ve kitabını derinlemesine incelediğiniz halde, kalplerinizin yumuşamaması, tevazu göstermemesi ve ALLÂH korkusundan titrememesi nasıl uygun olabilir?
Şayet bu KUR'ÂN bir dağa indirilmiş olsaydı, ağırlığından ve ALLÂH korkusundan dolayı dağ parçalanıp ufalanırdı. Bu sebeple ALLÂH, KUR'ÂN insanlara nazil olduğunda, onu büyük bir haşyet ve tevazu ile kabul etmelerini emretti. Sonra da şöyle buyurdu:
(İşte Bu Misâlleri; Ümit Edilir ki, Düşünsünler Diye İnsanlara Verip Anlatıyoruz. / وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ)}
* * *
{Müteâl olan ALLÂH, hem zâhir hem de bâtın ibadete layık olan tek İLÂH’tır. O'ndan başka hiçbir İLÂH yoktur. Sadece O, ibadet edilmeye, itaat edilmeye ve takip edilmeye layık olan varlıktır. Yalnızca O, görüneni ve görünmeyeni bilir. Yalnızca O, gizli ve açık olanı bilir. Küçük büyük, her ayrıntıyı bilir. Yalnızca O, kullarına merhamet eder ve yalnızca O, müminlere merhametini göstererek onları doğru yola iletmiş ve o yolda sebat etmelerini sağlamıştır.
ALLÂH'ım, bizi doğru yoluna hidayet et ve sana kavuşuncaya kadar o yolda sebat etmemizi sağla! Yüce ALLÂH şöyle buyurmuştur:
ÂYET: 22 – (O ALLÂH ki, O’ndan Başka İLÂH Yok! Gaybı ve Müşahede Edileni BİLEN’dir. O RAHMÂN’dır, RAHÎM’dir. / هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ ۖ هُوَ الرَّحْمَٰنُ الرَّحِيمُ)
es-SA'DÎ, tefsirinde şunları söyledi:
“Bu ayetler, ALLÂH'ın birçok güzel ismi ve yüce sıfatını içermekte olup, bunlar büyük ehemmiyet taşımakta ve harika bir delile sahiptir. Bize, kendisinin ALLÂH olduğunu, tapınılan ve yüceltilenin Kendisi olduğunu ve en büyük mükemmelliği nedeniyle O'ndan başka İLÂH olmadığını bildirmiştir.
O'nun her şeyi kapsayan İHSÂNI ve genel yönetimiyle, O'ndan başka her ilah sahtedir ve zerre kadar bile ibadete layık değildir. Çünkü onlar fakir, güçsüz ve eksiktir. Ne kendisi ne de başkaları için hiçbir şeye sahip değildir.
ALLÂH, ‘yaratılıştan gizli olanı ve onların gördüklerini kapsayan, her şeyi kuşatan ilme sahip, geneli ihata eden ve her canlıya ulaşan genel merhametiyle’ kendini tanımladı.}
Dr. Ebû’l-Heysem Muhammed DERVÎŞ, Tantâ Üniversitesi / MISIR
