MUHÂREBE SENARYOSU - ABD/İSRÂİL REZİL OLDU -
MUHÂREBE SENARYOSU - ABD/İSRÂİL REZİL OLDU -
Şu anda tüm dünyanın gözü İran-ABD/İsrâil savaşında. Pakistan da Afganistan'a yönelik hassas operasyonlarına devam ediyor. Rusya-Ukrayna savaşı da sürüyor. Ancak bana öyle geliyor ki, yeni bir savaş da hazırlanıyor. İran-İsrail savaşının henüz duracağına dair bir işaret yok. ABD, İran'ın ATEŞKES için hazır olmadığını da kabul ediyor.
Hürmüz Boğazı kapalı. ABD, tüm deniz gücüne rağmen Hürmüz Boğazı'nı açamıyor.
İran'ın füze ve insansız hava araçlarının imha edildiğine dair tüm iddialar YALAN çıkıyor. İran, düşmanın insansız hava araçlarını ve füzeleri aynı güçle düşürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, nihayet Hürmüz Boğazı'nın açılması için ABD müttefiklerinden yardım istedi. NATO ülkelerinden ABD'ye Hürmüz Boğazı'nı açmada yardımcı olmalarını talep etti. İngiltere, Fransa ve Japonya da dâhil olmak üzere tüm büyük ülkeler ABD Başkanı'nın talebini reddetti.
Ân itibariyle hiçbir müttefik ABD'ye yardım etmeye hazır değil. Hatta Hürmüz Boğazı'na tamamen bağımlı olan ülkeler bile ABD'ye boğazı açmada yardımcı olmaya hazır değil. Dünya ülkeleri kendilerini bu savaştan uzak tutmak istiyor.
Bu nedenle, İran'ın İHA ve füzelerle hedef aldığı Arap ülkeleri de İran'a herhangi bir karşılık vermiyor.
Böylelikle, Hürmüz Boğazı'nın açılmasında da herhangi bir rol oynamaya amâde değiller. Dolayısıyla, Hürmüz Boğazı'nın açılması işi Amerika ve İsrâil'e kalıyor. Hürmüz Boğazı kapalı kaldığı sürece, bu İran'ın ZAFERİNİN ilanı olacaktır. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının Amerika'nın YENİLGİSİNİN ve İran'ın ZAFERİNİN ilanı haline geldiğini anlamak ehemmiyetlidir.
Savunma analistleri, Hürmüz Boğazı'nın açılmasının pratikte zor olduğunu söylüyor. Boğazın konumu İran'ı avantajlı kılıyor. Daha evvel de görüldüğü gibi, Hûsiler deniz yollarını kapattığında, bu yollar Hûsilerin kendileri açmaya karar verene kadar açılamamıştı.
Hûsilerin Amerikan bombardımanından kaçınması zordu. Ayrıca Yemen içinde de savaşıyorlardı, bu yüzden birçok zorlukla karşılaşıyorlardı. Ancak İran'ın içten içe hiçbir sorunu yok. Amerika'nın İran donanmasını yok ettiği iddiası gerçekçi görünmüyor.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı uzun süre kapalı tutabileceği ve bunun neticesinde dünya ekonomisinin telafisi mümkün olmayan zararlar göreceği yönünde ittifak var. Bu yüzden ABD baskı altında. Ve bu baskıyı azaltmak için diğer ülkelerden yardım istiyor. Fakat ülkelerin yardım etmediği ve bu yüzden boğazın açılamadığı görülüyor.
Hürmüz Boğazı, küresel enerji ihracatının büyük bir yüzdesinin buradan geçmesi nedeniyle hassas bir stratejik nokta olarak görülüyor. Bu da onu bölgedeki herhangi bir siyasi veya askeri gerilimin ana odak noktası haline getiriyor.
Paris'te ABD ve Çin arasında yapılan ticaret görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlandığına dair işaretler var. Paris'teki görüşmeler Trump'ın Çin ziyaretine yönelikti, ancak ABD ve Çin bir ticaret paketi konusunda anlaşmaya varamadı. Bu sebeple ABD Başkanı Trump, Çin ziyaretinin ertelenebileceğine dair işaretler vermeye başladı. Herkes Trump'ın İran savaşını bitirip Çin'e gitmek istediğini biliyor.
Sırf bu sebepten son birkaç gündür İran'a ATEŞKES teklifinde bulundu. Ancak İran'ın ATEŞKES için EVET demediği müşâhede ediliyor. Fîlvâki’ savaş, Amerikan takvimine göre sona ermeyecek gibi görünüyor. Trump harp sırasında Pekin'i ziyaret etmek istemiyor. Belki de plan savaş sonrasında görüşmekti. Ne var ki MUHÂREBE uzadı.
Her neyse, yeni bir savaştan bahsediyorduk.
Kuzey Kore, Japonya'ya doğru on balistik füze denemesi yaptı. Dünya buna dikkat etmedi. Ama Pasifik'te de savaş işaretleri var. ABD oradaki savaş gücünü azalttı. Oradan askeri varlıklar İran'a taşındı. Ama Çin'in de orada çok ehemmiyetli çıkarları var. Kuzey Kore de bu çıkarlarda Çin'in yanında. Oradaki senaryo da önemli.
Evveliyyâtla, Kuzey Kore nükleer bir güçtür. Kuzey Kore'nin ayrıca Japonya ve Güney Kore ile de çatışmaları vardır. Her iki ülke de ABD'nin müttefikidir. Sonra Tayvan sorunu var. Çin ve Japonya'nın da hudut anlaşmazlıkları var. Bunu basitçe anlamak için, Çin ve Japonya'nın ilişkilerinin Pakistan ve Hindistan'ınkine benzer olduğunu söylemek yeterlidir. Düşmanlık işte bu kadar büyük.
Çin büyük bir geçit töreni düzenlediğinde, Japonya ciddi çekincelerini dile getirdi. Kuzey Kore'nin Japonya'ya karşı füze denemesi basit bir mesele değil. Çin, yeni bir savaş cephesi açabileceği ve anlaşmazlıklarını da çözebileceği mesajını veriyor. Bu, Amerika Birleşik Devletleri için oldukça büyük bir tehdit.
Kuzey Kore'nin Çin ile de sınırı var. Çin'in İran ile sınırı yok. Bu nedenle Çin, Kuzey Kore'ye daha iyi destek sağlayabilir. Ayrıca Kuzey Kore, Rusya-Ukrayna savaşında Rusya'ya asker gönderen tek ülke. Rusya ile Kuzey Kore arasında, Pakistan ile Suudi Arabistan arasında olduğu gibi, bir savunma anlaşması da bulunuyor.
Çin, bu savaş ortamını kendi lehine kullanmak için ilerliyor. Bir yandan İran'a yardım ederken, diğer yandan Pasifik Okyanusu'ndaki hedeflerine ulaşmak için de ilerliyor. Belki de bu yüzden Trump'ın Çin ziyaretinin ertelenmesi konuşuluyor. Ancak Çin henüz bir açıklama yapmadı. Trump ise ima yoluyla bazı ipuçları verdi.
Pakistan, Kandahar'da Molla Hibetullâh Ehûndzâde'nin özel kuvvetlerinin karargâhını hedef aldı. Ayrıca, Afganistan'ın hassas istihbarat teşkilatı GDI'nin Kandahar'daki karargâhını da vurdu. Özel kuvvetler, Molla Hibetullâh'ı korumakla görevlidir. Bu hedef alma, "İleriye doğru gidebiliriz. Hedefimiz sizsiniz!" şeklinde açık bir mesaj anlamına geliyor. Saldırı, Afgan Talibanı için en büyük tehdit işareti olarak değerlendiriliyor. Afgan Talibanı, bir sonraki aşamada kendilerinin de hedef alınabileceği mesajını aldı.
Afgan Talibanı, dünyadaki on beş ülkeye Pakistan ile ATEŞKES görüşmesi yapmaları için çağrıda bulundu. Ancak hiç kimse Afgan Talibanı'nın sorumluluğunu üstlenmek istemiyor.
Hindistan da Afgan Talibanı'na hususi bir yardım sağlama konumunda değil. Afgan Talibanı da Hindistan'dan oldukça hayal kırıklığına uğramış durumda.
Bakalım gelecek günlerde neler olacak?

