BASKI / ALTINDA” SERGİSİ SANATSEVERLERLE BULUŞTU

KIR'ATIM GÜNCEL HABERLER (KIRATIM HABER) - KIR'ATIM GAZETESİ | 20.05.2026 - 20:42, Güncelleme: 20.05.2026 - 20:42
 

BASKI / ALTINDA” SERGİSİ SANATSEVERLERLE BULUŞTU

Sanatçı Esengül Bozdağ Alan’ın üretimlerinden oluşan ve küratörlüğünü Şerif Yaşar’ın üstlendiği “Baskı / Altında” sergisi, bireyin toplumsal, kültürel ve psikolojik baskılar altında nasıl biçimlendiğini odağına alıyor. Sergi, çağdaş sanatın kavramsal dili aracılığıyla görünmeyen yükleri görünür hale getirirken, izleyiciyi de bu deneyimin doğrudan bir parçası olmaya davet ediyor.
Felsefi altyapısını Michel Foucault, Gilles Deleuze ve Jean Baudrillard gibi düşünürlerin kavramlarından alan sergide; parçalanmış beden imgeleri, tekrar eden izler ve daralan yüzeyler dikkat çekiyor. Eserler, bireyin yalnızca baskıya maruz kalan bir varlık olmadığını; aynı zamanda bu baskı mekanizmaları içinde yeniden şekillenen bir özneye dönüştüğünü ortaya koyuyor. Esengül Bozdağ Alan’ın sanatsal yaklaşımı, baskıyı yalnızca dışarıdan dayatılan bir kuvvet olarak değil; bireyin gündelik yaşamında taşıdığı görünmez bir ağırlık olarak ele alıyor. Sanatçı, katmanlı yüzeyler, parçalanmış beden formları ve tekrar eden izler aracılığıyla, toplumsal normların bireyin hafızasında ve bedeninde bıraktığı izleri görünür kılmaya çalışıyor. Çalışmalar, kırılganlık ile direnç arasında gidip gelen bir varoluş halini izleyiciye hissettirmeyi amaçlıyor. Katmanlı görsel dil ve mekânsal yerleştirmeler aracılığıyla izleyiciyi güvenli bir gözlem alanından çıkaran sergi, deneyimin merkezine taşıyor. Böylece ziyaretçi yalnızca izleyen değil, aynı zamanda bu baskı atmosferinin içinde konumlanan bir tanığa dönüşüyor. Serginin sonunda yöneltilen soru ise çalışmanın temel meselesini özetliyor: “Taşıdığın şey gerçekten sana mı ait — yoksa sana ait olduğu öğretilmiş bir yük mü?”
Sanatçı Esengül Bozdağ Alan’ın üretimlerinden oluşan ve küratörlüğünü Şerif Yaşar’ın üstlendiği “Baskı / Altında” sergisi, bireyin toplumsal, kültürel ve psikolojik baskılar altında nasıl biçimlendiğini odağına alıyor. Sergi, çağdaş sanatın kavramsal dili aracılığıyla görünmeyen yükleri görünür hale getirirken, izleyiciyi de bu deneyimin doğrudan bir parçası olmaya davet ediyor.

Felsefi altyapısını Michel Foucault, Gilles Deleuze ve Jean Baudrillard gibi düşünürlerin kavramlarından alan sergide; parçalanmış beden imgeleri, tekrar eden izler ve daralan yüzeyler dikkat çekiyor. Eserler, bireyin yalnızca baskıya maruz kalan bir varlık olmadığını; aynı zamanda bu baskı mekanizmaları içinde yeniden şekillenen bir özneye dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Esengül Bozdağ Alan’ın sanatsal yaklaşımı, baskıyı yalnızca dışarıdan dayatılan bir kuvvet olarak değil; bireyin gündelik yaşamında taşıdığı görünmez bir ağırlık olarak ele alıyor. Sanatçı, katmanlı yüzeyler, parçalanmış beden formları ve tekrar eden izler aracılığıyla, toplumsal normların bireyin hafızasında ve bedeninde bıraktığı izleri görünür kılmaya çalışıyor. Çalışmalar, kırılganlık ile direnç arasında gidip gelen bir varoluş halini izleyiciye hissettirmeyi amaçlıyor.

Katmanlı görsel dil ve mekânsal yerleştirmeler aracılığıyla izleyiciyi güvenli bir gözlem alanından çıkaran sergi, deneyimin merkezine taşıyor. Böylece ziyaretçi yalnızca izleyen değil, aynı zamanda bu baskı atmosferinin içinde konumlanan bir tanığa dönüşüyor.

Serginin sonunda yöneltilen soru ise çalışmanın temel meselesini özetliyor:

“Taşıdığın şey gerçekten sana mı ait — yoksa sana ait olduğu öğretilmiş bir yük mü?”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.