EMPERYALİZMİN GÖLGESİNDE İSRÂİL’İN YOL YAPIMI BAHANESİYLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ KAZILAR
EMPERYALİZMİN GÖLGESİNDE İSRÂİL’İN YOL YAPIMI BAHANESİYLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ KAZILAR
İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'teki yol yapım projeleri artık sadece geçici altyapı önlemleri olmaktan çıkmış, işgalci İsrâillilerin yeni bir sömürgeci ve emperyalist gerçekliği dayatmak için kullandığı merkezi bir araç haline gelmiştir.
Bu projeler Filistin coğrafyasını yeniden şekillendiriyor ve Filistinlileri izole etmeye ve toprak sınırlarını parçalamaya dayalı tam bir ayrımcılık sistemini güçlendiriyor. Yahudi yerleşimlerini birbirine bağlama sürecini hızlandırıyor. Bütün bunlar uzun vadeli bir siyasi ve güvenlik vizyonu çerçevesinde gerçekleşiyor.
Siyonist İşgali Altındaki KUDÜS Yakınlarında Bu Projelerin İlerleme Hızı Alışılmadık Bir Şekilde Hızlandı.
Kudüs valiliğine danışmanlık yapan Ma'rûf er-Rifâî, Siyonist yetkililerinin son aylarda, şehrin etrafındaki yerleşim ablukasını daha da sıkılaştırmak ve Kudüs'ü Filistinli çevresinden tamamen izole etmek amacıyla kapsamlı bir yol ve tünel ağı kurmaya başladığını teyit etti. Tüm bunlar, Kuzey KUDÜS'teki köylerden el konulan topraklar pahasına Yerleşim Yerlerinin genişlemesini sağlamak için yapılıyor.
er-Rifâî yaptığı açıklamalarda, ‘İsrâil işgal yetkililerinin Muhmâs, Ceb’a ve er-Râm'da yüzlerce dönüm araziye el koyduğunu ve bu arazilerin, Yahudi yerleşimi Yaakov Ya’kûb'u Kalandiyâ Havalimanı altındaki bir tünele bağlayacak geniş bir yerleşim yolu inşa etmek için kullanıldığını’ belirtti. ‘Kazı tamamlandıktan sonra tünelin beton bloklarla kapatıldığını’ da sözlerine ekledi.
Yaklaşık altmış metre genişliğindeki bu yol, 280 dönüm araziyi yutacak. Bu durum, Ebû Şelbek Meydanı'nın ortadan kaldırılmasına ve Râm yerleşiminin ana girişinin kapatılmasına da yol açacaktır. Ayrıca, CEB'A Köprüsü yıkılacak ve Batı Şeria ile Doğu Kudüs'teki Batı Şeria yerleşimleri arasında işgalcilerin engelsiz hareketini sağlamak için aynı genişlikte yeni bir köprü inşa edilecek.
er-Rifâî'ye göre proje burada bitmiyor, İsrâil işgalinin bölgenin en büyük sanayi merkezi haline getirmek istediği HÂN el-AHMAR'daki sanayi bölgesine hizmet sağlayacak daha büyük bir projeyle bağlantılı. Bölgeyi liman ve havaalanlarına yirmi dakikadan kısa sürede bağlamak için yeni yollar kullanılıyor.
Bu arada, işgalci teröristler HIZMÂ/ حزما ile CEB’A/ جبع (Cenîn/جنين) arasında, RÂMALLÂH'ın doğusundaki UYÛN el-HARÂMİYYE/ عيون الحرامية'ye uzanacak başka bir yol kazıyor.
Plan, Kudüs çevresinde "Yerleşim Çemberi" olarak adlandırılan bir alanın tamamlanması çabasının bir parçasıdır. Filistinlileri işgalcilerden ayıracak ve yolları sadece YAHUDİLER için tahsis edecek altyapı inşaatını içerecektir. Amaç, “Büyük Yerleşim Kümelerini Birleştirmek ve Yeni Bir Coğrafi Gerçeklik Dayatmaktır.”
er-Rifâî, bu planların gizli amacının, “KALANDİYÂ/ قلندیاve KEFR AKAB/ کفر عقب'de binlerce yeni toplu konutun inşasının önündeki engelleri kaldırmak ve KUDÜS'ün Filistinli çevresiyle bağlantı kurma imkânını ortadan kaldıracak somut gerçekler oluşturmak olduğunu” vurguladı.
Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu/ هيئة مقاومة الجدار والاستيطان’nun verileri bu tabloyu daha da netleştiriyor. Kuruluşa göre, 2025 yılında İsrail planlama komiteleri yaklaşık 107 inşaat projesini inceledi; bunların 41'i belediye sınırları dışında, 66'sı ise belediye hudutları içinde yer alan Yahudi yerleşimleri içindeydi.
Bu durum, yerleşim planlamasının hızlı ilerlemesini ve bunun sahada gerçeğe dönüştürülmesindeki açık eğilimi yansıtmaktadır.
Kudüs Valiliği, işgalci belediyenin şehrin kuzeyindeki Kessârât Yolu/ طريق الكسّارات olarak bilinen 45. Cadde'nin genişletilmesi için yaklaşık yarım milyar şekel değerinde devasa bir bütçeyi onaylayacağı konusunda uyarıda bulundu. Bu, yüzlerce dönüm ek FİLİSTİN toprağının gasp edilmesi anlamına geliyor.
Valiliğe göre, bu projelerin tamamı “İsrâil Konsepti Çerçevesinde BÜYÜK KUDÜS Planının Pratik Uygulaması Olup, Amaçları Şehri İzole Etmek ve Köylerini İzole Adalara Dönüştürmek, Aynı Zamanda İŞGALCİ Yerleşimciler İçin Benzeri Görülmemiş Bir Hareket Kolaylığı Sağlamak, Onları Burada KALICI OLARAK YERLEŞMEYE Teşvik Etmektir.”
Netîce olarak, işgalci Siyonistlerin kazdığı yollar, Batı Şeria'daki apartheid sisteminin en görünür sembolü haline geldi. İşgalci güçler bu altyapıyı Filistinlilerin hayatının her alanında tam kontrol sağlamak için kullanıyor.
Çalışma, eğitim, tedavi ve hareket özgürlüğü, bu acımasız sistemin etkisi altında.
Böyle bir dönemde, sömürgeci projenin yeryüzünde nihai gerçekliğini dayatma yarışına girmesiyle mücadele etmek için, bu politikaları ifşa etme ve Filistin davasını küresel sahnede bir haklar ve varoluş sorunu olarak yeniden vurgulama çabalarının yoğunlaştırılması gerekmektedir.

Mardin HABERİ
