ODA SEÇİMLERİ: HİZMET Mİ, HAMASET Mİ?

KIR'ATIM GÜNCEL HABERLER (KIRATIM HABER) - KIR'ATIM GAZETESİ | 24.09.2026 - 15:07, Güncelleme: 24.09.2026 - 15:07 246 kez okundu.
 

ODA SEÇİMLERİ: HİZMET Mİ, HAMASET Mİ?

Her dönem Mardin'de bulunan oda seçimlerinde hummalı bir telaş başlıyor. Adaylar ve seçim tarihleri belirlendikten sonra sahaya inen başkan adayları, çeşitli vaatlerle seçmenini yanına çekmeye çalışıyor. Seçim süreci tanıtım videolarıyla, üye ziyaretleriyle, sosyal medyada, billboard reklam panolarında ve hatta açılan seçim bürolarıyla kendilerini ve seçim vaatlerini tanıtmaya çalışıyor.
Seçim süreci başladığı günden beri malum odaların başkan adayları çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Elbette bu odaların seçimleri kıymetli ve değerlidir. Şehrin dinamiklerini ayakta tutan bu gibi önemli odaların şehir ekonomisine, ticaretine, sanayisine, esnafına, turizmine, eğitim ve kültürüne büyük katkıları olmuş ve olacaktır.  Peki, bu meslek odalarını bu kadar önemli kılan şey nedir? Halka hizmet hakka hizmet  düsturu mu yoksa seçimi kaybetme korkusu mu? Oysa daha önceleri kültürümüzün bir parçası olan "Görev istenmez, verilir" anlayışı vardı. Bu anlayış, en köklü kültürümüzden olan liyakat ve sadakat ekseninde geleneksel, inançsal ve manidar bir yöntemdi. Bu ilkelerin arkasındaki temel mantık, alçakgönüllülük ve samimiyetten ibaretti. O dönemlerde herkes bu ağır sorumluluğun ne olduğunu biliyor ve farkındaydı. Oda seçimlerine dışarıdan bakıldığında yalnızca sektörel bir temsiliyet yarışı gibi görünsede aslında arka planda ciddi bir ekonomik dinamiği ayakta tutmaktır. Seçimleri bu denli önemli kılan temel nedenlerden biri de bu olsa gerek.  Oda yönetiminde yer almak demek, hem kent protokolünde üst sıralara yükselmek hem de bölgesel kalkınma kararlarında doğrudan söz sahibi olabilmektir. Bu süreçte bana göre en önemlisi yerel ekonomiyi canlandırma, ihracat potansiyelini artırma, sanayicinin sorunlarına çözüm üretme gibi konularda da söz sahibi olabilmektir. Dolayısıyla Mardin iş dünyasının bu seçimde kendi kendine sorması gereken tek bir soru vardır: Biz ne seçiyoruz? 4 yıl boyunca sanayicinin derdini dert edinecek, şehrin ticaretini ve ekonomisini güçlendirecek bir yönetim mi, yoksa her seçim döneminde hamaset nutuklarını atacak başkan adayları mı? Asıl mesele bu... Mardin kadim bir tarihe sahiptir. Sorunları da bu kadimliğine göre büyük ve önemlidir. Tabiki bu önemli sorunların başında:  1. Nitelikli eleman ve göç sorunu 2. Turizm ve Ticaret Entegrasyonu  3. Sınır Ticareti ve Lojistik  4. Pazar ve Fuar alanları  Genç girişimci Alt yapı sorunları vb.  Baskan adayları bu önemli sorunları kulak ardı ederek, geçiştiremezler. Yoksa faturası ağır olur. Mardin’in esnafı, çiftçisi, sanayicisi icraat istiyor. Bunlar nutukla olacak şeyler değil. Bu sorumluluğa efor ister, dosya ister, proje ister, takip ister, Ankara’da karargah kurmak ister. Artuklu ve Midyat’taki turizmciden, Kızıltepe’deki tüccara, OSB’deki sanayiciye nakliyeciye varıncaya kadar herkesin kapısını aralayacağı yerlerdir bu gibi önemli odalar. Özetle oda seçimleri; sadece bir idari organ seçimi değildir. Aynı zamanda yerelde temsil gücünün yeniden dağıtıldığı kapsamlı bir güç dengesidir. Önemli olan bu dengeyi hakkaniyet ve aidiyet çerçevesi içerisinde sağlayabilmektir. Bu sağlandığı taktirde şehir kazanır, ülke kazanır ve hatta ümmet kazanır. Temennim şudur; bu seçimin suhulet, sükunet ve hakkaniyet içerisinde geçmesidir. Öfkenin, hiddetin ve hırsın hiç kimseye faydası olmayacağı herkesçe aşikârdır. Bu süreçte sağduyunun kazanacağına inancım tamdır.  Bu kadim şehrin geleceği için yola çıkan mevcut başkan adaylarına en kalbi duygularla başarılar dilerken; seçimin adil, şeffaf ve huzur ortamında gerçekleşmesini temmenni ediyor, hayırlara vesile olsun diyorum.  Saygılarımla...
Her dönem Mardin'de bulunan oda seçimlerinde hummalı bir telaş başlıyor. Adaylar ve seçim tarihleri belirlendikten sonra sahaya inen başkan adayları, çeşitli vaatlerle seçmenini yanına çekmeye çalışıyor. Seçim süreci tanıtım videolarıyla, üye ziyaretleriyle, sosyal medyada, billboard reklam panolarında ve hatta açılan seçim bürolarıyla kendilerini ve seçim vaatlerini tanıtmaya çalışıyor.

Seçim süreci başladığı günden beri malum odaların başkan adayları çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Elbette bu odaların seçimleri kıymetli ve değerlidir. Şehrin dinamiklerini ayakta tutan bu gibi önemli odaların şehir ekonomisine, ticaretine, sanayisine, esnafına, turizmine, eğitim ve kültürüne büyük katkıları olmuş ve olacaktır. 

Peki, bu meslek odalarını bu kadar önemli kılan şey nedir? Halka hizmet hakka hizmet  düsturu mu yoksa seçimi kaybetme korkusu mu? Oysa daha önceleri kültürümüzün bir parçası olan "Görev istenmez, verilir" anlayışı vardı. Bu anlayış, en köklü kültürümüzden olan liyakat ve sadakat ekseninde geleneksel, inançsal ve manidar bir yöntemdi. Bu ilkelerin arkasındaki temel mantık, alçakgönüllülük ve samimiyetten ibaretti. O dönemlerde herkes bu ağır sorumluluğun ne olduğunu biliyor ve farkındaydı.

Oda seçimlerine dışarıdan bakıldığında yalnızca sektörel bir temsiliyet yarışı gibi görünsede aslında arka planda ciddi bir ekonomik dinamiği ayakta tutmaktır. Seçimleri bu denli önemli kılan temel nedenlerden biri de bu olsa gerek. 

Oda yönetiminde yer almak demek, hem kent protokolünde üst sıralara yükselmek hem de bölgesel kalkınma kararlarında doğrudan söz sahibi olabilmektir. Bu süreçte bana göre en önemlisi yerel ekonomiyi canlandırma, ihracat potansiyelini artırma, sanayicinin sorunlarına çözüm üretme gibi konularda da söz sahibi olabilmektir. Dolayısıyla Mardin iş dünyasının bu seçimde kendi kendine sorması gereken tek bir soru vardır: Biz ne seçiyoruz? 4 yıl boyunca sanayicinin derdini dert edinecek, şehrin ticaretini ve ekonomisini güçlendirecek bir yönetim mi, yoksa her seçim döneminde hamaset nutuklarını atacak başkan adayları mı? Asıl mesele bu...

Mardin kadim bir tarihe sahiptir. Sorunları da bu kadimliğine göre büyük ve önemlidir. Tabiki bu önemli sorunların başında: 
1. Nitelikli eleman ve göç sorunu
2. Turizm ve Ticaret Entegrasyonu 
3. Sınır Ticareti ve Lojistik 
4. Pazar ve Fuar alanları 
Genç girişimci
Alt yapı sorunları vb. 
Baskan adayları bu önemli sorunları kulak ardı ederek, geçiştiremezler. Yoksa faturası ağır olur. Mardin’in esnafı, çiftçisi, sanayicisi icraat istiyor. Bunlar nutukla olacak şeyler değil. Bu sorumluluğa efor ister, dosya ister, proje ister, takip ister, Ankara’da karargah kurmak ister. Artuklu ve Midyat’taki turizmciden, Kızıltepe’deki tüccara, OSB’deki sanayiciye nakliyeciye varıncaya kadar herkesin kapısını aralayacağı yerlerdir bu gibi önemli odalar.

Özetle oda seçimleri; sadece bir idari organ seçimi değildir. Aynı zamanda yerelde temsil gücünün yeniden dağıtıldığı kapsamlı bir güç dengesidir. Önemli olan bu dengeyi hakkaniyet ve aidiyet çerçevesi içerisinde sağlayabilmektir. Bu sağlandığı taktirde şehir kazanır, ülke kazanır ve hatta ümmet kazanır.

Temennim şudur; bu seçimin suhulet, sükunet ve hakkaniyet içerisinde geçmesidir. Öfkenin, hiddetin ve hırsın hiç kimseye faydası olmayacağı herkesçe aşikârdır. Bu süreçte sağduyunun kazanacağına inancım tamdır. 

Bu kadim şehrin geleceği için yola çıkan mevcut başkan adaylarına en kalbi duygularla başarılar dilerken; seçimin adil, şeffaf ve huzur ortamında gerçekleşmesini temmenni ediyor, hayırlara vesile olsun diyorum. 
Saygılarımla...

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.