Mardin’de “Ne Yerde Ne Gökte” Sergisi Sanatseverlerle Buluştu
KIR'ATIM GÜNCEL HABERLER
(KIRATIM HABER) - KIR'ATIM GAZETESİ |
19.05.2026 - 17:59, Güncelleme:
19.05.2026 - 17:59
Mardin’de “Ne Yerde Ne Gökte” Sergisi Sanatseverlerle Buluştu
Mardin’in Artuklu ilçesinde açılan “Ne Yerde Ne Gökte” adlı çağdaş sanat sergisi, beden, aidiyet, göç ve askıda kalma kavramlarını merkezine alan eserleriyle sanatseverlerin ziyaretine açıldı.
Sergi, 14 Mayıs – 6 Haziran tarihleri arasında Şar Mahallesi 228. Sokak No:8 adresinde görülebilecek.
Bedenin Varoluşsal Gerilimi İşleniyor
Serginin kavramsal çerçevesinde insan bedeni yalnızca fiziksel bir varlık olarak değil; kimlik, toplumsal konum ve varoluşsal çatışmaların taşıyıcısı olarak ele alınıyor. Sergi metninde yer alan “Bir beden, aynı anda ne yere tam olarak basabilir ne de göğe yükselebilir” ifadesi, serginin temel yaklaşımını ortaya koyuyor.
“Ne Yerde Ne Gökte”, arada kalma hâlini bir eksiklik değil, insan varoluşunun gerildiği bir eşik olarak yorumluyor.
Askıda Kalan Bedenler Dikkat Çekiyor
Sergide yer alan figürler, yerçekimine tamamen teslim olurken aynı zamanda ondan kopmaya çalışıyor. Ayakların yere tam olarak değmeyişi hafiflikten çok bir kopuş hâli olarak aktarılıyor.
Eserlerde beden; iki zıt yön arasında sıkışmış, parçalanmış ve bölünmüş bir yüzey şeklinde izleyicinin karşısına çıkıyor. Bu yaklaşım, bireyin içsel çatışmalarını ve aidiyet sorunlarını görünür kılıyor.
Göç ve Yersiz Yurtsuzluk Teması Öne Çıkıyor
Sergi, modern insanın yersiz yurtsuzluk deneyimine de dikkat çekiyor. Göç, sürgün ve yerinden edilme gibi olguların yalnızca mekânsal değil, aynı zamanda ontolojik bir kırılma yarattığı vurgulanıyor.
Metinde, bireyin artık yalnızca bulunduğu yere değil, kendi varlığına da yabancılaştığına işaret ediliyor. Böylece sergi, çağdaş insanın aidiyet krizini sanat üzerinden tartışmaya açıyor.
Politik Göndermeler İçeren Eserler Yer Alıyor
Sergideki askıda kalma hâli, politik göndermeler de içeriyor. Filistin askısı olarak bilinen işkence yöntemine yapılan referansla bedenin yalnızca varoluşsal değil, aynı zamanda politik baskılar altında şekillenen bir alan olduğu ifade ediliyor.
Bu bağlamda askıya alınmış beden, dışsal güçler ve kontrol mekanizmaları tarafından belirlenen bir varoluş alanına dönüşüyor.
İzleyiciyi Yüzleşmeye Davet Ediyor
“Ne Yerde Ne Gökte”, izleyiciyi belirli bir yön seçmeye değil; yönsüzlük, belirsizlik ve kararsızlığın yarattığı gerilimle yüzleşmeye çağırıyor.
Sergi, bedenin ne tamamen bu dünyaya ait olduğunu ne de başka bir yere ulaşabildiğini vurgulayarak, sürekli ertelenen bir varoluş hâlini görünür kılmayı amaçlıyor.
Mardin’in Artuklu ilçesinde açılan “Ne Yerde Ne Gökte” adlı çağdaş sanat sergisi, beden, aidiyet, göç ve askıda kalma kavramlarını merkezine alan eserleriyle sanatseverlerin ziyaretine açıldı.
Sergi, 14 Mayıs – 6 Haziran tarihleri arasında Şar Mahallesi 228. Sokak No:8 adresinde görülebilecek.
Bedenin Varoluşsal Gerilimi İşleniyor
Serginin kavramsal çerçevesinde insan bedeni yalnızca fiziksel bir varlık olarak değil; kimlik, toplumsal konum ve varoluşsal çatışmaların taşıyıcısı olarak ele alınıyor. Sergi metninde yer alan “Bir beden, aynı anda ne yere tam olarak basabilir ne de göğe yükselebilir” ifadesi, serginin temel yaklaşımını ortaya koyuyor.
“Ne Yerde Ne Gökte”, arada kalma hâlini bir eksiklik değil, insan varoluşunun gerildiği bir eşik olarak yorumluyor.
Askıda Kalan Bedenler Dikkat Çekiyor
Sergide yer alan figürler, yerçekimine tamamen teslim olurken aynı zamanda ondan kopmaya çalışıyor. Ayakların yere tam olarak değmeyişi hafiflikten çok bir kopuş hâli olarak aktarılıyor.
Eserlerde beden; iki zıt yön arasında sıkışmış, parçalanmış ve bölünmüş bir yüzey şeklinde izleyicinin karşısına çıkıyor. Bu yaklaşım, bireyin içsel çatışmalarını ve aidiyet sorunlarını görünür kılıyor.
Göç ve Yersiz Yurtsuzluk Teması Öne Çıkıyor
Sergi, modern insanın yersiz yurtsuzluk deneyimine de dikkat çekiyor. Göç, sürgün ve yerinden edilme gibi olguların yalnızca mekânsal değil, aynı zamanda ontolojik bir kırılma yarattığı vurgulanıyor.
Metinde, bireyin artık yalnızca bulunduğu yere değil, kendi varlığına da yabancılaştığına işaret ediliyor. Böylece sergi, çağdaş insanın aidiyet krizini sanat üzerinden tartışmaya açıyor.
Politik Göndermeler İçeren Eserler Yer Alıyor
Sergideki askıda kalma hâli, politik göndermeler de içeriyor. Filistin askısı olarak bilinen işkence yöntemine yapılan referansla bedenin yalnızca varoluşsal değil, aynı zamanda politik baskılar altında şekillenen bir alan olduğu ifade ediliyor.
Bu bağlamda askıya alınmış beden, dışsal güçler ve kontrol mekanizmaları tarafından belirlenen bir varoluş alanına dönüşüyor.
İzleyiciyi Yüzleşmeye Davet Ediyor
“Ne Yerde Ne Gökte”, izleyiciyi belirli bir yön seçmeye değil; yönsüzlük, belirsizlik ve kararsızlığın yarattığı gerilimle yüzleşmeye çağırıyor.
Sergi, bedenin ne tamamen bu dünyaya ait olduğunu ne de başka bir yere ulaşabildiğini vurgulayarak, sürekli ertelenen bir varoluş hâlini görünür kılmayı amaçlıyor.
KIR'ATIM GAZETESİ
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
