SİYONİST ORDU İRAN KARŞISINDA HAZIRLIKSIZ
SİYONİST ORDU İRAN KARŞISINDA HAZIRLIKSIZ
Geçtiğimiz günlerde eski İsrâil Savunma Bakanı Avigdor Lieberman, Başbakan Binyamin Netİnyahu'yu İsrâil ordusunun muhtemel bir İran saldırısı karşısında hazırlıksız olduğu konusunda defalarca bilgilendirdiğini açıkladı ve Netİnyahu da bunu doğruladı.
LİEBERMAN'a göre, milyonlarca İsrâil vatandaşı İrân'ın herhangi bir saldırısı karşısında çaresiz durumda ve 12 Gün Savaşı'ndan bu yana savunma kapasitesini artırmak için etkili veya ehemmiyetli hiçbir adım atılmadı.
Bu şartlar ışığında, birçok analist mevcut ‘Siyonist durumu’, İRÂN'a karşı herhangi bir askerî harekâtın en zayıf noktası olarak değerlendiriyor. Hatta ABD Başkanı Donald TRUMP bile İRÂN'a karşı herhangi bir askeri harekât yapılırsa Netİnyahu'nun bedelini ödeyeceğini açıkça belirtmişti.
Amerikan gazetesi The New York Times'a göre Trump, Netİnyahu'yu İRÂN'a herhangi bir saldırı olması durumunda Tel Aviv'in yoğun İrân füze saldırılarının hedefi olacağı konusunda uyardı.
Zayıflığının yanı sıra, Siyonist ordu uyguladığı SOYKIRIMA rağmen son iki yıldır kuşatma altındaki Gazze halkını yenemedi. YEMEN'deki HÛSİ hareketi yani ENSÂRULLÂH ve LÜBNÂN'daki HİZBULLÂH'a karşı hedeflerine de ulaşamadı. Bu başarısızlıklar, Siyonistlerin askerî itibarını ciddi şekilde zedeledi.
Siyonist ordu şu anda tarihinin en derin personel krizi olarak nitelendirilen bir iç krizle karşı karşıya.
Çeşitli istatistik, güvenlik raporu ve üst düzey Siyonist yetkililerin kendi itiraflarına göre, bu kriz şu faktörlerin birleşiminden kaynaklanmaktadır:
a) Komutan ve subay sayısında ciddi eksiklik
b) Tecrübeli subayların ordudan ayrılması
c) Askerler arasında moral ve coşku eksikliği
d) Ciddi zihinsel ve psikolojik tükenme
e) Yedek kuvvetler krizi
f) Askerlik hizmeti konusunda derin toplumsal anlaşmazlık.
Bu durum sadece bir idari sorun değil, aynı zamanda Siyonist ordunun kurulduğu yapısal sistemin kademeli olarak çöküşünün de işaretidir.
İbrâni medyasında yayınlanan raporlara göre, Siyonist ordusunun şu anda; yaklaşık 1.300 orta düzey subay ve 300'den fazla üst düzey komutanı bulunmaktadır.
Bu subaylar kara muharebe operasyonlarının bel kemiği olarak kabul edilir ve verdikleri kararlar herhangi bir operasyonun seyrini birkaç dakika içinde değiştirebilir.
Subay yetersizliği, İsrâil ordusunun aynı anda birçok cephede baskı altında olduğu bir döneme denk geldi. Bu durum karar alma süreçlerini yavaşlattı, hata yapma ihtimalini artırdı ve savaş riskini yükseltti.
Sayısal düşüşten daha da endişe verici olan, orduda hizmet etmeye devam etme konusundaki derin isteksizliktir.
Sürekli savaşlar, belirsiz hedefler, siyasi liderliğe duyulan güvensizlik, ekonomik sorunlar ve zihinsel stres, askerlerin orduda kalmanın artık yararsız veya dayanılmaz hale geldiği sonucuna varmalarına yol açmıştır.
Bir zamanlar kutsal bir hizmet olarak kabul edilen şey, şimdi hayal kırıklığı, kızgınlık ve zihinsel yorgunluğa dönüştü.
Yedek kuvvetler Siyonist ordusunun mühim bir dayanağıdır, ancak bu sektör şu anda ciddi bir kriz içindedir. Birçok yedek asker tekrar vazife yapmayı reddederken, aileleri de ekonomik, psikolojik ve sosyal baskıya karşı açıkça protesto gösterileri düzenliyor. Bu protestolar, büyük bir toplumsal probleme dönüşmüştür.
Köktendinci Yahudiler yani Haredilerin askerlik hizmetinden muaf tutulması meselesi, Siyonist toplumda derin bir güvensizlik ve öfkeye yol açmıştır.
Bu anlaşmazlık, Yüksek Mahkeme'nin kararından sonra daha da büyümüş ve bir zamanlar ulusal birliğin sembolü olan ordu, artık bir anlaşmazlık merkezi haline gelmiştir.
Gazze savaşı bu krizi daha da kötüleştirdi. Ağır kayıplar, uzun süren çatışmalar, istihbarat zaafları ve hedeflere ulaşılamaması, Siyonist ordusunun yenilmezlik imajını tamamen yerle bir etti.
Uzmanlara Göre, Bu Kriz Devam Ederse; “İsrâil'in Savunma Kapasitesi Zayıflayacak, Bölgesel Güçlerin Hesaplamaları Değişecek, ABD'ye Askerî ve İstihbârât Bağımlılığı Artacak, Sosyal Bölünmeler ve GÖÇ Eğilimleri Artacaktır.”
Bugün Siyonist orduda yaşananlar sadece geçici veya idari bir kriz değil, daha derin bir içtimai, siyasi ve askeri çöküşün belirtisidir. Bir zamanlar İsrail'in en güçlü temeli olan ordu, şimdi ciddi bir varoluşsal krizden muzdarip ve toparlanması da artık mümkün görülmüyor.

Mardin HABERİ
